Journals / Ankara Medical Journal / 2019 / Cilt: 19 Sayı: 1
Knowledge of Mother Regarding Wet Nursery and Breast Milk Banking
- Journal
- Ankara Medical Journal
- Pages
- 60–70
- DOI
- —
Abstract
Objectives: This study was carried out to determine the knowledge level of mothers regarding breast milk banking and wet nursery. Materials and Methods: Target population of the study planned as a definitive and cross-sectional type was created for all mothers who gave birth in a state hospital in Bursa province between December 2017 and March 2018; the study was completed with 406 mothers who recently gave birth. The data were collected with a total of 32 questions prepared by the researchers in accordance with the literature. IBM SPSS Statistics 22 (IBM SPSS, Turkey) program was used to evaluate the data. Results: It was detected that the average age of mothers who participated in the study was 28.10±5.26; 31.8% (n=129) were primary school graduates; and 88.2% (n=258) were not working. It was detected that 54.9% (n=223) of mothers gave birth with normal delivery and most of them (92.4% n=375) breastfed their baby. It was seen that more than half of the mothers (56.4% n=229) did not want to be a wet nurse for someone they do not know; and 81% (n=329) of mothers would not accept wet nursing from someone they do not know if their baby needed breast milk. It was detected that 3/4 of mothers (73.20% n=297) did not know about Breast Milk Banking (ASB). When the reason they did not want to benefit from ASB was inspected, 44.9% (n=115) of mothers stated that they did not trust breast milk banking. The rate of mothers who wanted to be a wet nurse for a baby whose mothers they do not know in nuclear families (35.3%) was found significantly higher compared to mothers in extended families (p: 0.016; p<0.05). Conclusion: It was determined that mothers who participated in the study had insufficient knowledge about breast milk banking and had various concerns about breast milk and ASB. Educating mothers, raising the awareness of the society, raising awareness of the importance of breast milk and comprehensively addressing their concerns (security, religious concerns, etc.) in creating solutions is crucial.
Özet
Amaç: Bu araştırma, annelerin sütannelik ve anne sütü bankacılığı hakkındaki bilgi düzeylerini belirlemek amacı ile gerçekleştirilmiştir. Materyal ve Metot: Tanımlayıcı ve kesitsel türde planlanmış araştırmanın evrenini, Bursa İlinde bulunan bir devlet hastanesinde Aralık 2017 ve Mart 2018 tarihleri arasında doğum yapan tüm anneler oluşturmuştur ve araştırma yeni doğum yapmış 406 anne ile tamamlanmıştır. Veriler araştırmacılar tarafından literatür doğrultusunda hazırlanan toplam 32 sorudan oluşan bilgi formu ile toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde IBM SPSS Statistics 22 (IBM SPSS, Türkiye) programından yararlanılmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan annelerin yaş ortalamasının 28,10±5,26 olduğu, %31,8’inin (n=129) ilkokul mezunu ve %88,2’sinin (n=258) çalışmadığı belirlendi. Annelerin %54,9’unun (n=223) normal doğum yaptığı ve büyük çoğunluğunun (%92,4 n=375) bebeğini emzirdiği saptandı. Annelerin yarıdan fazlasının (%56,4 n=229) tanımadığı birine sütannelik yapmak istemediği ve %81’inin (n=329) bebeğinin, anne sütüne ihtiyacı olması durumunda yabancı birinin sütannelik yapmasını kabul etmeyeceği görüldü. Annelerin ¾’ünün (%73,20 n=297) Anne Sütü Bankacılığı’nı (ASB) bilmediği belirlendi. ASB’den yararlanmak istememe nedenlerine bakıldığında ise, annelerin %44,9’u (n=115) anne sütü bankacılığına güvenmediğini belirtti. Çekirdek aile yapısına sahip olan annelerin tanımadığı bir bebeğe sütannelik yapmak isteme oranı (%35,3) ise geniş aile yapısına sahip annelere oranla anlamlı düzeyde yüksek bulundu (p: 0,016; p<0,05). Sonuç: Araştırmaya katılan annelerin Anne Sütü Bankacılığı konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığı, sütannelik ve ASB konularında çeşitli endişelerinin olduğu saptanmıştır. Annelerin eğitilmesi, toplumun bilinçlendirilmesi, anne sütünün önemi konusunda farkındalığın artırılması ve endişelerinin kapsamlı bir şekilde ele alınarak (güvenlik, dini kaygı vb.) çözüm yolları oluşturulması oldukça önemlidir.