Journals / Turkish Studies (Elektronik) / 2015 / Cilt: 10 - Sayı: 1

A BALKAN CITY UNDER THE OTTOMAN RULE: VARNA (1774-1878)

OSMANLI İDARESİNDE BİR BALKAN ŞEHRİ: VARNA (1774

Pages
383–418
DOI
—

Abstract

In this study, the phenomena and events affecting the political, social and economic life of Varna have been examined from the date of 1774 in which the Black Sea lost its characteristics of being closed sea of Ottomans to the establishment of The Principality of Bulgaria in 1878. Varna in Ottoman history is well known because of the Ottoman victory against the Crusaders in 1444. After victory of Ottomans, Varna became an Ottoman city quickly and the number of its Muslim population was remarkable among other Balkan cities. Throughout its history, the closeness of Varna to Istanbul gave it an oppurtunity to become a vibrant commercial city. From the medieval period, Varna as a port city attracted many tradesmen and travelers who had carried materials from Balkans to Istanbul. The time of our concern, nearly a century was a turning point in history of Varna. In this term, the city under the shadow of Ottoman-Russian wars was a transit point of commodities and human beings. While the governance of the city was being changed, the city also faced with radical change in its population. This study covers brief history of Varna until 19th century, the administrative structure of the city under Ottoman rule, its population, architecture and material culture of the city, the Ottoman- Russo War of 1828-29, visits of Ottoman Sultans Mahmud II (1808-1839) and Abdulmecid (1839-1861), building of railway between Varna and Ruse, telegraph line during the Crimean War. Besides, economic life of the city, especially the commercial activities in the port has been taken into consideration as a crucial part of social and economic life of Varna. As the "sea capital" of Bugaria, Varna on the Black Sea coast in the northeast of the country lies on the bay of Varna river coming from Şumla, near Devna Lake. The history of Varna in 19th century depends on activities and mobility around two main structures of the city: port and castle. Besides these two important locations, the city of Varna was indebted its development to the construction activities in the form of Osmanlı İdaresinde Bir Balkan Şehri: Varna (1774- 1878) 387 Turkish Studies International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 10/1 Winter 2015 pious foundations after conquest of Ottoman state as a well known policy of Ottomans. During the Ottoman era, religious buildings such as mosques, masjids, zaviyes, dervish lodges, shrines; commercial buildings like caravanserais, khans, covered bazars; social constructions like kitchens for poor, bridges, baths, aquaducts, clock towers; education centers like primary schools, madrases and libraries; building for military activities like castle, bastions, citadels and so on were built in the city center. In early years of 19th century, the city incorporates variety of ethnic identities. Russian poet Viktor Grigoreviç Teplyakov who participated in Ottoman-Russo War in 1828-9 as war correspondent, mentions about crowds in the streets, oriental view of the city and existence of Jewish, Russian, French, English, Italian, German men alongside Muslim subjects. But he does not give any clues on the number of population of Varna. In census of 1866 Varna was the fifth crowded city in terms of taxed population among Tuna province. The year book of 1868 is the first year book of Tuna province. The cities of Tuna province according to the population size can be listed as Russe, Tirnova, Sofia, Nis, Vidin, Varna and Tulcea. Among these cities Varna had the greatest number of Muslim population since the number of Muslims constituted 74% of its whole population. 7.76 % of whole population, 14.23 % of Muslim population and 3.4 % of non Muslim population of Tuna province was living in Varna. According to census of 1877-8, the number of population was 85,500; and the number of households was 9,849 in Varna. It is clear that the population of Varna was increasing in those days. The most significant event Varna had witnessed in 19th century was Ottoman- Russo war of 1828-9. Russia and its alliances (England and France) wanted Ottoman state sign the Treaty of London which included provisions for the establishment of independent Greece, by excusing style of Ottoman suppression of Greek revolts which led to great chaos in all Balkan lands. However, the Ottoman state rejected to sing up treaty since it was an intervention to Ottoman interior affairs. The allies caused to sink of Ottoman navy ship and events developed through an inevitable war. At the end, Russia declared war against Ottoman state on April 1828. Shortly after delivery of the castle, Varna was returned to the Ottoman State with the Treaty of Edirne in September 1829. The war of 1828-9 was a turning point for Russians who acquainted with Bulgarians since this war was an oppurtunity for Russians intending to recognize Bulgarians who spoke a close language. Bulgarians were important resources for Russians, due to their religious, social and cultural structures, who wanted to realize their historical desires like giving an end to the Ottoman rule in Balkans and reaching the warm seas. During the The Crimean War (1853-55) Varna became a base for allied troops. The telgraph line to meet the needs of allies during Crimean war was not the first only for Varna but also for all Ottoman lands. However, Crimean war meant a new demolition for the city and population of Varna. The soldiers of allies were caught cholera and the fire which was thought to be set by Greeks working on behalf of Russians made damage to the supplies of allies and the most of the buildings in city center. Besides, Crimean war meant immigrants 388 Miyase KOYUNCU KAYA Turkish Studies International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 10/1 Winter 2015 coming from Crimea and Caucasus. Therefore, the number of Muslim population increased day by day and new villages were established for new dwellers. Varna became an intensive haun

Özet

Bu çalışmada, Karadeniz'in Osmanlı kapalı denizi olmaktan çıktığı 1774 tarihinden Bulgar Prensliği'nin kurulmasına kadarki zaman diliminde Balkan topraklarında önemli bir Osmanlı liman şehri olan Varna, iktisadi, siyasi ve sosyal gelişmeler çerçevesinde incelenmiştir. Osmanlı tarihinde Varna, 1444 yılında Osmanlı ordusunun Haçlılara karşı kazandığı zaferle zihinlerde yer almıştır. Osmanlı zaferi sonrası hızla bir Osmanlı şehri karakteri kazanan Varna'nın Müslüman nüfusu Balkan şehirleri arasında dikkati çekecek düzeydedir. İstanbul'a yakınlığı tarihi boyunca Varna'nın uluslar arası ticaret açısından canlı bir merkez olmasına katkı sağlamıştır. Ortaçağdan itibaren gezginler ve tüccarların dikkatini celbeden bu liman şehri, Balkanlar'dan İstanbul'a doğru mal götüren tacirler için transit rolü oynamıştır. Çalışmamızın kapsadığı yaklaşık yüzyıllık dönem Varna tarihi için dönüm noktasıdır. Şehir bu dönemde Osmanlı-Rus savaşlarının gölgesinde ticari ürünler ve insan göçlerinin geçiş noktasıdır. Bir taraftan şehrin hâkimiyeti el değiştirirken diğer taraftan da, Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu durumun etkisiyle şehrin nüfus yapısında köklü değişiklikler yaşanmıştır. 19. yüzyıla kadar Varna'nın kısa geçmişi, şehrin Osmanlı hakimiyeti altındaki idari yapısı, nüfusu, şehre karakter kazandıran mimarisi ve maddi kültürünün yanında yakınçağda şehri etkileyen 1828-9 Osmanlı-Rus Savaşı, akabinde Sultan II. Mahmut (1808-1839) ve Sultan Abdülmecit'in (1839-1861) ziyaretleri, Varna- Rusçuk demiryolunun inşası, Kırım savaşı sırasında yapılan telgraf hattı gibi konular çalışmanın başlıkları arasında yer almıştır. Şehrin sosyoekonomik hayatının en önemli ana damarı olan Varna limanındaki faaliyetler ile şehrin ticari karakteri de ayrıca konu edilmiştir. Bulgaristan'ın "Deniz başkenti" Varna, ülkenin kuzeydoğusunda Karadeniz kıyısında, Şumla'dan gelen ve Varna adını taşıyan derenin ağzında körfezde Devna Gölü yakınlarındadır. 19. yüzyılda Varna şehrinin tarihi, şehirle bütünleşen iki yapı üzerinden akmaktadır: liman ve kale. Bu iki yapı dışında Varna şehri, Osmanlı fethiyle birlikte vakıf binalarıyla gelişmiştir. Osmanlı döneminde şehir merkezlerine camimescit, tekke-zaviye ve türbe gibi dini yapılar; han, bedesten, *Bu makale Crosscheck sistemi tarafından taranmış ve bu sistem sonuçlarına göre orijinal bir makale olduğu tespit edilmiştir. ** Yrd. Doç. Dr. Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tarih- Osmanlı Müesseseleri ve Medeniyeti Tarihi, El-mek: [email protected] 384 Miyase KOYUNCU KAYA Turkish Studies International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 10/1 Winter 2015 kervansaray, arasta ve çarşı gibi ticari yapılar; imaret, hamam, köprü, su kemeri, çeşme ve saat kulesi gibi sosyal yapılar; mektep, medrese ve kütüphane gibi eğitim merkezleri; kale, kule-ocak, burç ve tabyalar gibi askeri yapılar inşa edilmiştir. Kale, yüzyılın başlarında Osmanlı-Rus savaşının odak noktası olmuştur. 19. yüzyıl başlarında şehir, çeşitli etnik kimlikleri bünyesinde barındırmaktadır. 1828-29 Osmanlı- Rus Savaşı'nda savaş muhabiri olarak Varna'da bulunan Rus şair Viktor Grigoreviç Teplyakov, caddelerdeki kalabalık ve şehrin oryantal görünümüne dikkat çekerken Müslümanların yanısıra Yahudi, Rus, Fransız, İtalyan, Alman ve İngilizlerin varlığından da bahseder ancak nüfusa dair herhangi bir sayı belirtmemiştir. 1866 sayımında Tuna vilayetindeki şehirler arasında vergilendirilen nüfus açısından Rusçuk, Şumnu, Plevne ve Vidin'in ardından Varna, 5. sırada yer alır. Tuna vilayetine dair ilk yıllık olan 1868 salnâmesine göre nüfus büyüklüğüne göre şehirler büyükten küçüğe şöyle sıralanır: Rusçuk, Tırnova, Sofya, Niş, Vidin, Varna ve Tulça. Rusçuk, Varna ve Tulça'da Müslüman nüfus, gayri müslim nüfusa göre daha fazladır ve bu sancaklar arasında Varna, nüfusunun yaklaşık %74'ü Müslüman olarak ilk sırada yer alır. Varna, Tuna vilayetinin toplam nüfusunun % 7.76; Müslüman nüfusun % 14,23'ünü ve gayrimüslim nüfusun da % 3,4'ünü barındırmaktadır. 1877-8 sayımında Varna sancağı'nın nüfusu 85.500; hane sayısı da 9.849'dur. 1874 verileri dikkate alındığında 1877-8 rakamları, Varna sancağında hem hane hem de nüfus bazında artışa işaret etmektedir. Varna şehrinin Yakınçağda tanık olduğu en önemli olayların başında 1828-29 Osmanlı-Rus savaşı gelir. 19. yüzyıl başlarında Balkan topraklarını karmaşa ortamına sürükleyen Yunan isyanlarının Osmanlı idaresince bastırılma şeklini bahane eden Rusya'nın başını çektiği müttefik devletler (İngiltere ve Fransa), bağımsız Yunanistan'ın kurulması yönünde hükümler içeren Londra Antlaşmasını Osmanlı Devleti'ne kabul ettirmek istemiş ancak Osmanlı Devleti, bunu içişlerine müdahale saymıştır. Olaylar müttefik donanmasının Navarin'de Osmanlı gemisini batırmasıyla savaşa doğru sürüklenmiş ve nihayetinde Rusya, Nisan 1828'de Osmanlı Devleti'ne savaş açmıştır. Kalenin vire yoluyla tesliminden kısa bir süre sonra Eylül 1829'da Varna, Edirne Antlaşmasıyla Osmanlı Devleti'ne iade edilmiştir. 1828- 29 Osmanlı-Rus savaşı, Rusların Bulgarlarla yakın temas kurmaları ve onları tanımaları açısından bir dönüm noktasıdır. Ruslar, Balkanlar'da kendilerine yakın bir dil konuşan Bulgar topluluğunu görünce, onları daha iyi tanımayı ve aralarındaki ilişkileri geliştirmeyi düşünmüşlerdir. Şark meselesinin bir parçası olarak Osmanlıları Balkanlar'dan atabilmek ve akabinde sıcak denizlere inebilmek için dinî, sosyal ve kültürel yapıları gereği Bulgarlar, bu yıllarda Ruslar için tarihi emellerini gerçekleştirebilecek önemli bir vasıta niteliğindedir. Yüzyılın ortalarında patlak veren Kırım Savaşında (1853-55), Varna, müttefik ordularına üs vazifesi görmüştür. Şehir, Kırım Savaşı esnasında müttefiklerin ihtiyacını karşılamak üzere kurulan telgraf hattı ile de Osmanlı topraklarında bir ilke şahitlik etmiştir. Ancak Kırım savaşı Varna için yine bir yıkım meydana getirmiştir. Varna'daki müttefik birlikler koleranın ağına düşerken Ruslar adına çalışan Rumlar tarafından çıkarıldığı düşünülen