Journals / Sosyal Bilimler Araştırma Dergisi / 2023 / Cilt: 12 Sayı: 8
Religion and Law at The Intersection of Algorithmic Perspectives: The Changing Face of Will in Digital Transformation
- Pages
- 1015–1035
- DOI
- —
Abstract
The world of science is constantly making new discoveries with the impact of technology at a great speed. Humans, on the other hand, find it very difficult to grasp these innovations and need an intelligence capability above the mind in order to overcome this. Artificial intelligence is the top-level assistant for this. Artificial intelligence, which is increasingly influencing our lives, has initiated a great digital transformation at a very high level that seems to have surpassed human beings in areas such as politics, education, communication, health, trade and law. In today's world, where everything is replicated in the name of modern life, one of the most important issues to be emphasised is undoubtedly artificial intelligence, which will change the order of humanity and itself. Artificial intelligence systems are planning to reproduce the human mind in the algorithm and have now achieved the power of simultaneous or asynchronous rapid decision-making. This situation has revealed that artificial wills (disembodied humanoid/homo digitalis) and real wills (ef'âl-i mükellefin-human behaviours: understanding, needing and acting) can be gathered under the same roof or they can conflict. It is still unclear what kind of problem artificial intelligence will create on the legal ground due to the fact that it collects wills in the name of pluralism in the process of simultaneous or untimely rapid decision-making and at the same time creates a cause of conflict in itself. In religious and positive law, it is not known who or who will be held responsible in front of the law for the consequences that arise as a result of the behaviours that artificial intelligence does and causes, together with the problem of personality. Today, the legal personality of artificial intelligence -even though some countries have given it a certain status- has not yet gone beyond a theoretical question. However, we are endeavouring to shape the legal basis and framework of artificial intelligence in the context of homo digitalis (homo digitalis), based on the idea that our lives will be based on artificial intelligence in the coming years with technology.
Özet
Bilim dünyası, büyük bir hızla, teknolojinin etkisiyle sürekli yeni keşifler ortaya çıkarmaktadır. İnsanlar ise bu yenilikleri kavramak amacıyla zihnin üstünde bir zekâ yeteneği aramaktadırlar. Bunun üst düzeyde yardımcısı ise yapay zekâdır. Hayatımızı gittikçe etkisi altına alan yapay zekâ; siyaset, eğitim, iletişim, sağlık, ticaret, hukuk gibi alanlarda insanı aşmış görünen çok yüksek bir düzeyde büyük bir dijital dönüşüm başlatmıştır. Modern yaşamak adına her şeyin benzerinin yapıldığı günümüzde, üzerinde durulması gereken en önemli konulardan biri de hiç şüphesiz insanlığın düzenini ve kendisini değiştirecek olan yapay zekâdır. Yapay zekâ sistemleri insan zihnini, algoritmada yeniden üretmeyi planlamakta ve eş zamanlı veya eş zamansız hızlı karar alma/verme gücünü artık başarabilmiştir. Bu durum beraberinde yapay iradelerle (bedensiz humanoid/homo dijitalis) ile gerçek iradelerin (ef‘âl-i mükellefin-human behaviours: anlama, ihtiyaç ve hareket etme) aynı çatı altında toplanabileceği gibi çatışabileceğini ortaya çıkarmıştır. Eş zamanlı veya zamansız hızlı karar verme sürecinde çoğulculuk adına iradeleri kendinde toplaması ve aynı zamanda kendisinde çatışma sebebi oluşturmasından dolayı yapay zekânın hukuk zeminde nasıl bir problem meydana getireceği ise henüz belirsizliğini sürdürmektedir. Dini ve pozitif hukukta yapay zekânın, kişilik sorunuyla birlikte, yaptığı ve neden olduğu davranışların sonucunda ortaya çıkan neticelerden hukuk önünde kim veya kimlerin sorumlu tutulacağı bilinememektedir. Günümüzde yapay zekânın hukukî kişiliği -her ne kadar bazı ülkeler belli bir statü vermiş olsa bile- henüz teorik bir soru/n/dan öteye gidememiştir. Lakin teknolojiyle beraber gelecek yıllarda hayatımızın yapay zekâ üzerine kurulacağı düşüncesinden hareketle dijital amel (homo dijitalis) bağlamında yapay zekânın hukuk temeli ve çerçevesinin şekil alması çabası içerisindeyiz.