Journals / Türk Psikiyatri Dergisi / 2004 / Cilt: 15 - Sayı: 1
Which psychiatric label is more stigmatizating? "Ruhsal hastalık" or "Akıl hastalığı"
- Journal
- Türk Psikiyatri Dergisi
- Pages
- 47–55
- DOI
- —
Abstract
Objective: To determine which of the two different labels, "ruhsal hastalık" ör "akıl hastalığı", used for psychiatric disorders by the public in Turkey is more stigmatizing. Method: This study was carried out at Celal Bayar University School of Health in Turkey. The questionnaire was designed by the researchers and applied to ali students (n=272) present at the school on the day of application. The attitudes and opinions of students were investigated using case vignettes describing sczhizophrenia and majör depression. Results: it was seen that 0.8% of the students described the depression vignette as "akıl hastalığı" while 78% described it as "ruhsal hastalık" with the schizophrenia vignette, 26% of students described it as "akıl hastalığı" while 65% described it as "ruhsal hastalık". The participants who described the schizophrenia vignette as "akıl hastalığı" stated that persons with symptoms like those of the schizophrenia vignette should not be free in the community (p<0.0001), they vvould not rent their house to a person with schizophrenia (p=0.013) and persons with schizophrenia are aggressive (p<0.0001); they had more negative attitudes than the participants who described it as "ruhsal hastalık" Conclusion: The results of this study suggest that the concepts "akıl hastalığı" and "ruhsal hastalık" are used in different ways and the concept "akıl hastalığı" has a more stigmatizing meaning. Therefore "akıl hastalığı" should be avoided by health professionals when dealing with patients.
Özet
Amaç: Bu araştırmada halk tarafından psikiyatrik hastalıkları ifade etmek için kullanılan "ruhsal hastalık" ve "akıl hastalığı" kavramlarından hangisinin daha damgalayıcı anlam içerdiğinin araştırılması amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırma evrenini Celal Bayar Üniversitesi Manisa Sağlık Yüksekokulu öğrencileri oluşturmuştur. Araştırmaya, çalışmanın yapıldığı gün okulda bulunan öğrenciler (n=272) alınmıştır. Araştırmada araştırmacılar tarafından geliştirilen anket formu kullanılmıştır. Anket formunda katılımcılara depresyon ve şizofreni olgu örnekleri verilerek bu olgu örnekleri ile ilgili bakış açıları ve tutumları araştırılmıştır. Bulgular: Depresyon olgu örneğini katılımcıların %78'i bir ruhsal hastalık olarak nitelerken % 0.8'i akıl hastalığı olarak nitelemiştir. Şizofreni olgu örneğini ise katılımcıların %65'i ruhsal hastalık olarak, %26'sı akıl hastalığı olarak nitelemiştir. Şizofreni olgu örneğini akıl hastalığı olarak niteleyen deneklerin, ruhsal hastalık olarak niteleyen deneklere oranla hastaların toplum içinde serbest dolaşmaları (p<0.0001), şizofrenili bir hastayı komşu olarak kabul etme (p=0.006) ve evlerini kiraya verme (p=0.013) konusunda daha olumsuz tutumlara sahip olduğu ve bu deneklerde şizofrenili hastaların saldırgan olduğu inancının daha fazla bulunduğu (p<0.0001) görülmüştür. Sonuç: Elde edilen bulgular, akıl hastalığı ve ruhsal hastalık kavramlarının farklı anlamlar taşıyacak şekilde kullanıldığını ve akıl hastalığı kavramının daha damgalayıcı anlamlar taşıdığını, bu nedenle de sağlık çalışanlarının hastalarla iletişimlerinde "akıl hastalığı" terimini artık kullanmamalarının uygun olacağını düşündürmektedir.