Journals / Veterinary Journal of Mehmet Akif Ersoy University / 2018 / Cilt: 3 Sayı: 1
P wave dispersion and cardiac troponin i concentration in canine visceral leishmaniasis*
- Pages
- 1–16
- DOI
- —
Abstract
Canine Visceral Leishmanisis (CVL) is mostly fatal chronic systemic disease caused by Leishmaniainfantum (L. infantum) in the Old World countries. In infection, dogs plays both host and reservoir role. By this context, infected dogs are a threat to both people and other dogs. In dogs infected with L. infantum, cardiac involvement in addition to the other affected organs and systems were also reported in the updated literatures. In the present study, the aim was to clinically evaluate the probable cardiac damage in dogs with CVL according to its stage via measuring atrial conduction time by use of Pd determined within computerized electrocardiography and cardiac troponin I (CTnI) level. A total of 24 dogs, of both sexes and various ages, referred with one or more of the clinical findings such as hypertrichosis, periocular alopecia, weight loss, onychogryphosis, skin lesions (severe scaling, exfoliative dermatitis compatible with alopecia) and/or anorexia, lymphadenopathy, hepatosplenomegaly. In the healthy control group for comparison and in dogs with CVL to determine presence, nature and level of cardiac damage, the evaluations were performed with computerized 12-lead ECG device [(1 mV/cm amplitude in resting and 50 mm/sec) (Pd measurement)] and serum CTnI concentrations were measured by using species specific commercial test kit.Eighteen dogs infected with CVL (IFAT positive) with/without different clinical sign were enrolled into three different groups (n=6); of the above mentioned clinical sign, to those of which with single clinical sign (oligosymptomatic) were included in the group I; those with multiple or several clinical signs (polysymptomatic) were included in the group II; and asymptomatic dogs were included group III. CVL-negative healthy dogs without any disease were left in group IV.High levels of cTnI concentration were detected in 10 of 18 dogs infected CVL with all polysymptomatic dogs. In all cases of the control group, cTnI levels were in the reference range [<0.03 ng/dL]. Even the comparison of each groups, no statistically significance (p>0.05) was found between CVL positive and control dogs. Mean ± standard deviation of Pd values were 22.76±3.12, 22.03±0.80, 22.73±0.80 and 25.67±1.41 in the control group, asymptomatic group, oligosymptomatic group, and polysymptomatic group, respectively. In comparison between groups, polysymptomatic group was significantly different than control (p = 0.026), asymptomatic (p = 0.012) and oligosymptomatic (p = 0.027) groups. Although a statistically significant difference was not found between CVL positive and control dogs in the present study, it was suggested that the individual increase may be associated with myocarditis due to disease. Besides, it may be claimed that the mean Pd values determined in especially polysymptomatic dogs was higher compared to the control group, whereas this may be accepted in the reference ranges based on mean Pd values reported in healthy dogs. However considering infected dogs population as 6 in each group, it may be safely claimed that further investigations regarding greater number of cases the may be warranted.
Özet
Canine Visseral Leishmanisis (CVL), Eski Dünya ülkelerinde Leishmania infantum'dan (L. infantum) kaynaklanan ölümcül, kronik sistemik bir hastalıktır. Enfeksiyonda köpekler ev sahibi ve rezervuar rolünü oynar. Bu bağlamda, bulaşmış köpekler hem insanlara hem de diğer köpeklere yönelik bir tehdittir. L. infantum ile enfekte olan köpeklerde güncel literatürde diğer etkilenen organlara ve sistemlere ek olarak kardiyak tutulum da bildirilmektedir. Bu çalışmada, bilgisayarlı elektrokardiyografi ile atriyal iletim süresinin ölçülmesi yoluylaPd'nin kullanımı ve bununla birlikte kardiyak troponin I (CTnI) seviyesinde belirlenen değişikliklerin, CVL'li köpeklerin evrelerine göre muhtemel kalp hasarının klinik olarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Hipertrikozis, perioküler alopesi, kilo kaybı, onikogripozis, lenfadenopati, hepatosplenomegali ve deri lezyonları (şiddetli kabuklanma, alopesi ile uyumlu eksfoliatif dermatitis) ve / veya anoreksiya gibi bir veya daha fazla klinik bulgunun bulunduğu her iki cinsiyetten ve çeşitli yaştan toplam 24 köpek, karşılaştırma için sağlıklı kontrol grubunda ve kardiyak hasarın varlığı, niteliği ve seviyesini belirlemek için CVL'li köpeklerde, bilgisayarlı 12 uçlu EKG cihazı [dinlenme ve 50 mm / sn'de 1 mV / cm amplitüd] ( Pd ölçümü)] ve serum CTnI konsantrasyonları, türe özgü ticari test kiti kullanılarak ölçüldü. Farklı klinik işareti olan / olmayan CVL (IFAT pozitif) ile enfekte 18 köpek, üç farklı gruba (n = 6) alındı; yukarıda bahsedilen klinik belirtiden, tek klinik belirtiyle (oligosemptomatik) I grubuna dahil olanlar; iki veya çok sayıda klinik bulguları olan (polisemptomatik) II. grupta ve asemptomatik köpeklere III. grup dahil edildi. Herhangi bir hastalığı olmayan CVL negatif sağlıklı köpekler IV. gruba dahil edildi. CVL ile enfekte 18 köpekten 10'unda tüm polimerik semptomları olan köpeklerle yüksek düzeyde cTnI konsantrasyonu tespit edildi. Kontrol grubunun tüm vakalarında cTnI seviyeleri referans aralık [<0.03 ng / dL] idi. Her bir grubun karşılaştırılmasında bile, CVL pozitif ve kontrol köpekleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır (p> 0.05). Pd değerlerinin ortalama ± standart sapması sırasıyla kontrol grubu, asemptomatik grup, oligosemptomatik grup ve polisemptomatik grupta 22.76 ± 3.12, 22.03 ± 0.80, 22.73 ± 0.80 ve 25.67 ± 1.41 idi. Gruplar arasında karşılaştırıldığında, polisemptomatik grup kontrol grubundan (p = 0.026), asemptomatik (p = 0.012) ve oligosemptomatik (p = 0.027) gruptan anlamlı farklılık gösterdi. Bu çalışmada CVL pozitif ve kontrol olgular arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmasa da, bireysel artışın hastalığa bağlı olarak miyokardit ile ilişkili olabileceğinigöstermnektedir. Ayrıca, özellikle polisemptomatik köpeklerde saptanan ortalama Pd değerlerinin kontrol grubuna göre daha yüksek olduğu iddia edilebilirken bu durum sağlıklı köpeklerde bildirilen ortalama Pd değerlerine dayalı referans aralıklarında kabul edilebilmekıtedir. Ancak, enfekte köpeklerin her bir grupta 6 adet olduğu düşünülürse, daha fazla sayıdaki olgunun araştırılmasının garanti altına alınabileceği iddia edilebilir.