Journals / Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi / 2009 / Cilt: 27 Sayı: 1

AN ANALYSIS ON THE ALIGNMENT PROCESS OF TURKEY TO THE EU’S FTAs UNDER THE CUSTOMS UNION AND CURRENT CHALLENGES

Pages
1–23
DOI
—

Abstract

Although the EU historically has been a leading force for preferential trade arrangements (PTAs), its main priority for the past seven years has been negotiating the WTO Doha Round agreement. Soon after the Doha Round negotiations came to a standstill in July 2006, the EU announced an ambitious agenda to enter into more PTAs. In this perspective, the effect of the EU PTA policies and strategies (especially such new initiative) on Turkey as a Customs Union partner since 1996 is a unique case. The purpose of this paper is to analyze the effects of EU’s PTAs approach on EU-Turkey CU and the adoption process of Turkey to EU FTAs. It focuses on this process in terms of its legal and historical foundations and current challenges. The paper argues that under the current “aggressive regionalism” phenomenon in the global trade system, a customs union between asymmetric parties like Turkey and EU without a clear prospect for closer integration may not work properly in the long run. In addition, Turkey's memberships in several PTAs, as the result of CU framework, make its trade regime more complex and difficult to manage. Also, if an efficient mechanism is not set up to ensure proper cooperation and consultation between the parties, the new initiative of EU to FTAs will further complicate the present problems and undermine the proper functioning of CU.

Özet

AB tarihsel olarak tercihli ticaret anlaşmaları konusunda öncü olmasına karşın, son yedi yıldır önceliğini DTÖ Doha Turu görüşmelerine vermiştir. Doha Turu görüşmelerinin Temmuz 2006’da duraksamasından hemen sonra, AB yeni tercihli ticaret anlaşmalarına yöneleceğini ilan etmiştir. Bu bağlamda, AB’nin tercihli ticaret anlaşmalarına ilişkin politika ve stratejilerinin, gümrük birliği ortağı olarak Türkiye`ye etkileri özgün bir olay olmaktadır. Bu makalede AB’nin tercihli ticaret yaklaşımının Türkiye-AB Gümrük Birliği üzerindeki etkilerinin ve Türkiye’nin tercihli ticaret anlaşmalarını üstlenmesi sürecinin analiz edilmesi amaçlanmaktadır. Makalede bahse konu sürecin hukuksal ve tarihsel yönlerine ve güncel gelişmelere odaklanılmaktadır. Makalede günümüzde uluslararası ticaret sisteminde yaşanan hızlı bölgeselleşme olgusu kapsamında, Türkiye ve AB gibi asimetrik taraflar arasında oluşturulan gümrük birliğinin daha ileri bir entegrasyon hedefi olmadan uzun vadede tam olarak çalışmayabileceği tartışılmaktadır. Ayrıca, Gümrük Birliği çerçevesinde Türkiye’nin birçok tercihli ticaret anlaşmasına taraf olmasının, dış ticaret rejimini karmaşıklaştırdığı ve yönetimini zorlaştırdığı vurgulanmaktadır. Eğer taraflar arasında danışma ve işbirliğini tesis edecek etkin mekanizma kurulmadığı takdirde, AB’nin tercihli ticaret düzenlemelerine ilişkin yeni açılımının mevcut sorunları daha da karmaşıklaştırabileceği ve gümrük birliğinin uygun işleyişini olumsuz etkileyebileceği ileri sürülmektedir.

Keywords: Tercihli ticaret anlasmaları/serbest ticaret anlasmaları, Gümrük Birliği, Türkiye, AB