Journals / darulfunun ilahiyat / 2018 / Cilt: 29 - Sayı: 2

Should Ethical “ought not” Limit Technological Feasibility in Human Enhancement Technologies?

Ahlakî “Yapılmamalı”, İnsan Geliştirme Teknolojilerindeki Yapılabilirliği Sınırlandırmalı mı?

Pages
229–252
DOI
—

Abstract

This study addresses the emergence of an understanding expressed as “can implies ought” in the technical field. This conceptis a technological imperative, and the study explores how this understanding is possible from a metaphysical and ethicalperspective. The study refers to “human enhancement technologies” as an example of the tendency that arose in the casewhere technological feasibility and metaphysical and moral conditions make it possible. This tendency solves many problemsor deficiencies through technology. The study argues that ethical “ought not” should limit, direct, or prevent technologicalfeasibility in human enhancement technologies that oppose transhumanist perspectives, which limitlessly defend the “canimplies ought” in these technologies. The paper attempts to put forward this conviction and its justifications with referenceto philosophical debates. In conclusion, the argument is that more fundamental enhancement can be provided by beingmore ethical with free will, rather than through enhancing human beings materially.

Özet

Bu çalışma öncelikle teknik alanda “yapılabilir, yapılması gerekeni gerektirir” şeklinde ifade edilen bir anlayışın, teknolojikbuyruğun ortaya çıkışını, nasıl mümkün olabildiğini, metafizik ve ahlakî açıdan ele almaktadır. Ardından teknolojik fizibilitenin,metafizik ve ahlakî durumun mümkün kıldığı bu durumda ortaya çıkan, çağımızda sorun ya da eksiklik olarak addedilen birçokhususu teknoloji yoluyla çözme temayülünün bir örneği olarak “insan geliştirme teknolojileri”ne işaret etmektedir. Çalışma,söz konusu teknolojilerde yapılabilir olanın sınırlanmaksızın yapılmasının gereğini savunan transhümanist perspektifekarşı ahlakî “yapılmamalı”nın insan geliştirme teknolojilerindeki yapılabilirliği sınırlandırabilmesi, yönlendirmesi yahutengelleyebilmesi gerektiğini savunmakta; bu kanaati, gerekçeleriyle geçtiğimiz yüzyıldan itibaren yapılan felsefi tartışmalarada atıfla ortaya koymaya çalışmaktadır. Nihayetinde maddi tekâmül üzerinden insanı geliştirmeyi amaçlayan anlayış yerinedaha esaslı olan gelişmenin iradi bir tarzda daha ahlakî olmakla tesis edileceğini savunmaktadır.

Keywords: Teknoloji felsefesi, İnsan geliştirme teknolojileri, Teknoloji ahlakı, Teknolojik buyruk, Teknolojik ayar