Journals / Bozok Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi / 2016 / Cilt: 10 Sayı: 10
The Possibility of Traversing the Imaginal Knowledge-Remarks of Muhammad b. Abd al-Jabbar al-Niffari on Vision (Ru'yah) and Absence (Ghaybah)
- Pages
- 165–183
- DOI
- —
Abstract
Among the various aspects those make the Sūfī world view unique, the lore or the knowledge attained through the purification of the self plays a vital role. For, it has its roots in Revelation. Despite the diversity in methods (usūl), many representatives of Sūfī thought are in agreement concerning the nature of this profound knowledge. The ways differ in accordance with the capacity of the ones who demand it. However, the authenticity of it enables seekers to lead a life akin to that of the Perfect Man. In order to gain this sort of inward knowledge, the sufīs appeal to the opinions of the masters of theoretical Sufism (irfān-i nazarī) who define the ways to understand the truth that lies behind the veils. One of these masters is Muhammad b. Abd al-Jabbār al-Niffarī, the writer of al-Mawaqif wa al-Mukhatabat. Niffarī’s work consists of mawqifs those written in an almost abstruse language. Niffarī explains many sufi terms including the staying, veil, gnosis, vision, etc. skilfully. In this article, we will try to explain the nature of veils and unveiling in the context of vision as a suprarational means of attaining the truth. Then we will try to find out the role of vision through imagination. Finally, we will try to explain the relation of vision with the absence.
Özet
Sûfî dünya görüşünü biricik kılan birçok yön arasında, nefsin tezkiyesi yoluyla elde edilen yakin ya da ilim, hayati bir önem taşımaktadır. Zira bu dünya perspektifinin kökleri vahye dayanmaktadır. Yöntemlerdeki farklılıklara rağmen tasavvuf düşüncesinin temsilcileri, bu deruni ilmin tabiatıyla alakalı görüş birliği içindedirler. Yöntemler ise onu talep edenlerin kapasitesiyle uyumlu olarak farklılık arz etmektedir. Bununla birlikte, sûfî dünya görüşünün sahihliği de saliklerin insan-ı kâmil’in hayatına benzer bir hayat sürmelerine imkân tanımaktadır.Sûfîler, bu deruni ilme erişmek için çeşitli perdeler ardında gizli olan hakikati anlama usullerini tarif eden nazari irfan üstatlarının görüşlerine müracaat etmektedirler. Bu üstatlardan biri de el-Mevâkıf ve’l-Muhatabât isimli eserin müellifi Muhammed b. Abdulcebbâr en-Nifferî’dir. Nifferî’nin Mevâkıf’ı, anlaşılması hayli güç bir dille yazılmış mevkıf ya da duraklardan oluşmaktadır. Nifferî ayrıca vakfe, hicâb, ma’rife, rü’yet gibi çok sayıda tasavvufi terimi mahirane bir biçimde ele almaktadır. Bu makalede, hakikate vasıl olmanın akılüstü bir vasıtası olarak rü’yet bağlamında ‘perde’ (hicâb) ve ‘keşf’in mahiyeti üzerinde durulacaktır. Daha sonra hayal bağlamında rü’yetin rolü tespit edilmeye çalışılacaktır. Nihayetinde de ’rü’yet’in ‘gaybet’le ilişkisi tespit edilmeye çalışılacaktır