Journals / Burdur İlahiyat Dergisi / 2022 / Cilt: 3 Sayı: 2

A Comparative Analysis on the Legal Nature of “Khiyar Al-Shart”

Şart Muhayyerliğinin Hukuki Niteliği Üzerine Mukayeseli Bir İnceleme

Pages
134–169
DOI
—

Abstract

When a person is not sure about making a contract, he may want to think a little more and decide after consulting others if necessary. In case the goods are sold to someone else within this period, they have the opportunity to purchase it conditionally and return it if necessary. This condition, which gives the person added to the contract the right to terminate the contract without the need for anyone's permission, court decision or form condition, is referred to as “Pactum Displicentiae” in Roman law, "Khiyār al-shart " in Islamic law, and “On Approval” in Turkish Code of Obligations. Although this contingent transaction is not preferred by the sellers due to the wide powers it gives to the buyer, it has always maintained its importance due to the need for it. However, jurists still have not been able to agree on its legal nature. As a matter of fact, in Continental European law, besides those who see sales as a “condition” on sale on approval, there are also lawyers who explain it with the views of “preliminary contract", “option”, “in kind contract” or an “offer” waiting to be accepted. Those who accepted it as a condition differed as to whether it was an ordinary condition or an purely potestative condition. As far as we can come across, there is no examination of the legal nature of khiyar al-shart in Islamic law. In fact, in our opinion, it is said that the equivalent of selling under the sale on approval in Islamic law is savm shirā (sales bargain) and its similarity with its khiyār al-shart is overlooked. Again, in some modern texts, it is said to be a takyīdī shart (restrictive condition) and in our opinion, an incorrect determination is made about its legal nature. For this reason, in this study, an examination will be made on the legal nature of khiyār al-shart.

Özet

Kişi, bir sözleşmeyi yapma konusunda emin olmadığı zaman biraz daha düşünerek gerekirse başkalarına danıştıktan sonra karar vermek isteyebilir. Bu süre içinde malın başka birine satılması ihtimaline karşılık onu şartlı olarak satın alıp gerekirse iade etme imkânına sahip olur. Kişiye kimsenin izni, mahkeme kararı veya şekil şartı gerekmeksizin sözleşmeyi fesih hakkı veren bu şart, Roma hukukunda “Pactum Displicentiae”, İslâm hukukunda “Şart Muhayyerliği”, Türk Borçlar Kanununda ise “Beğenme Koşulu” gibi isimlerle anılmaktadır. Bu şarta bağlı işlem, alıcıya verdiği geniş yetkiler yüzünden satıcılar tarafından fazla tercih edilmese de kendisine duyulan ihtiyaç sebebiyle önemini her zaman korumuştur. Fakat hukukçular onun hukuki niteliği hususunda görüş birliğine varamamışlardır. Nitekim, Kara Avrupası hukukunda beğenme koşuluyla satışı bir “şart” olarak görenlerin yanı sıra “ön sözleşme”, “opsiyon”, “isimsiz-aynî sözleşme” veya kabul bekleyen bir “icap” görüşleriyle açıklayan hukukçular da vardır. Onun şart olduğunu kabul edenler ise alelade şart mı yoksa mutlak iradî bir şart mı olduğu hususunda tartışmışlardır. Tespit edebildiğimiz kadarıyla İslâm hukukunda şart muhayyerliğinin hukuki niteliği üzerine yapılmış bir inceleme yoktur. Hatta bazı yazarlar tarafından bizce hatalı bir şekilde beğenme koşuluyla satışın İslâm hukukundaki karşılığının sevm-i şirâ (satış pazarlığı) olduğu söylenerek onun şart muhayyerliği ile benzerliği gözden kaçırılmaktadır. Yine bazı modern metinlerde şart muhayyerliğinin takyidî bir şart olduğu söylenerek kanaatimizce onun hukuki niteliği hakkında yanlış tespit yapılmaktadır. Bu sebeple bu çalışmada şart muhayyerliğinin hukuki niteliği üzerine bir inceleme yapılacaktır.

Keywords: İslâm Hukuku, Şart, Mutlak İradî Şart, Muhayyerlik, Şart Muhayyerliği, Beğenme Koşuluyla Satış, Tecrübe ve Muayene Şartıyla Satım, Fesih