Journals / Türk Psikiyatri Dergisi / 2000 / Cilt: 11 - Sayı: 2
Böbrek nakli adaylarında ruhsal sorunlar ve yetiyitimi
- Journal
- Türk Psikiyatri Dergisi
- Pages
- 103–112
- DOI
- —
Özet
Amaç: Bu çalışmada, böbrek nakli ameliyatına hazırlanan kronik böbrek yetmezliği hastalarındaki ruhsal sorun alanlarının ve yetiyitiminin araştırılması hedeflenmiştir. Diğer psikiyatri konsültasyonlarıyla kıyaslamalar yapılarak da, konsültasyon-liyezon hizmetleri bakımından bu hastalara özel sorun ve ihtiyaç alanları belirlenmeye çalışılmıştır. Yöntem: Başkent Üniversitesi Hastanesi'nde kronik böbrek yetmezliği nedeniyle böbrek nakli ameliyatı öncesinde rutin psikiyatri 'konsültasyonu istenen 30 hasta ve dahiliye-cerrahi polikliniklerinden psikiyatri konsültasyonu istenen 21 hasta araştırmaya alınmıştır. Hastaların tamamı ayaktan takip edilen ve konsültasyon talebi ile psikiyatri polikliniğinde muayene edilen hastalardır. Ardışık poliklinik başvurularından çalışmaya alınma koşullarını karşılayan hastalar araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırma Ekim 1998 ile Haziran 1999 arasında gerçekleştirilmiş olup, aşağıda sıralanan ölçeklerden ilk dördü tüm hastalara, sonuncusu ise böbrek nakli adaylarına uygulanmıştır: Uluslararası Bileşik Tam Görüşmesi Temel Sağlık Hizmetleri Uyarlaması, Kısa Yetiyitimi Anketi, Sağlık Değerlendirme Formu, Kısa Form 36, Böbrek Nakli Adayları İçin Bilgi Formu. Bulgular: Böbrek nakli adaylarında ICD-10'a göre en sık konan ruhsal bozukluk tamları depresif nöbet (%13.8) ve yaygın bunaltı bozukluğudur (%6.7). Ruhsal bozukluk tanılarının sıklığı diğer konsültasyon hastalarının oluşturduğu gruptan farklı bulunmamıştır. Bilişsel bozulması olan hasta yoktur. Nakil adaylarının %3.3'ü, diğer konsültasyon hastalarının %9.5'i son bir yıl içinde sinir ilacı kullandıklarını belirtmiştir. Nakil adaylarının tamamında, diğer hastaların ise %69'unda yetiyitimi olduğu belirlenmiştir. Bedensel ve ruhsal sorunların sıklığına rağmen, her iki gruptaki hastalar büyük oranda sağlıklarını iyi düzeyde değerlendirmiştir. Nakil adayı olan hastaların dörtte üçe yakını hekimlerinin kendilerine ameliyat hakkında bilgi vermediğini belirtmiştir. Sonuç: Böbrek nakli adaylarında ruhsal sorunlara ve yol açtığı işlev kayıplarına karşı duyarlı olunmalı, geniş örneklemlerde geçerli yöntemler kullanılarak yapılacak araştırmalarla ruhsal sorunların boyutları belirlenmeli ve tedavi yaklaşımları geliştirilmelidir. Ameliyat programına alman hastaların tedavi süreci hakkında bilgilendirilmeye ihtiyacı olup, bunun tedaviye uyumu arttırabileceği düşünülmelidir.