Journals / Arşiv Dünyası / 2019 / Cilt: 6 - Sayı: 2

Risk Assessment For The Use Of Artificial Intelligence Systems In Information Retention Processes

Bilgi Saklama Süreçlerinde Yapay Zekâ Sistemlerinin Kullanımına Yönelik Risk Değerlendirmesi

Pages
134–147
DOI
—

Abstract

The capacities of permanent information storage environments have been increasing year by year due to the increasing amount of information. The difficulties posed by the increase in the amount of information processed and stored accelerate the search for the automation of these processes. In this context, it is observed that interest in the use of artificial intelligence systems related to information selection and retention processes has been increased in recent years. Artificial intelligence systems, unlike other information processing for automation, are also effective in decision-making processes. Artificial intelligence makes it possible to take decisions much faster and move services to a personalized level. It is possible to make less biased and more ethical decisions through artificial intelligence as long as they are trained properly and right data sources are used. However, it is necessary to be prepared for the irreversible results of decision-making and retention processes automated by artificial intelligence. In virtualized information storage environments, technical problems related to the ensuring the integrity of information, which is the most important proof of the firsthand information, are also valid in use of artificial intelligence. In addition, adverse effects of artificial intelligence systems on information retention processes are not yet explicable on legal basis. In this context, in this study the effects of artificial intelligence systems on information retention processes and the information integrity in permanent storage environments are examined. By drawing attention to the legal responsibility of artificial intelligence systems that independently decide and implement, suggestions for the use of artificial intelligence systems that are able to be limited, checked and controlled are presented within the study.

Özet

Artan bilgi miktarına bağlı olarak kalıcı bilgi depolama ortamlarının kapasiteleri de her geçen yıl artmaktadır. İşlenen ve saklanan bilgi miktarındaki artışın meydana getirdiği zorluklar, bu işlemlerin otomatikleştirilmesine yönelik arayışları da hızlandırmaktadır. Bu kapsamda bilgi seçimine ve saklama süreçlerine ilişkin olarak son yıllarda yapay zekâ sistemlerinin kullanımına yönelik ilginin artmakta olduğu görülmektedir. Yapay zekâ sistemleri, otomatikleştirmeye yönelik diğer bilgi işlem süreçlerinden farklı olarak, karar verme aşamasında da etkili olmaktadır. Yapay zekâ, kararların çok daha hızlı alınmasını sağlamakta ve hizmetleri kişiselleştirilmiş bir seviyeye yükseltmektedir. Doğru bir şekilde eğitildiği ve doğru veri kaynakları kullanıldığı sürece, yapay zekâ ile daha az önyargılı ve daha etik kararların alınması mümkün olabilmektedir. Ancak bununla beraber yapay zekâ sistemleri ile otomatikleştirilen karar verme ve saklama süreçlerinin, telafisi mümkün olmayan sonuçlarına hazırlıklı olunmalıdır. Sanallaştırılan bilgi depolama ortamlarında, bilgi kaynaklarının birinci el olma özelliğinin en önemli kanıtı niteliğindeki bilgi bütünlüğünün sağlanmasına yönelik teknik sorunlar, yapay zekâ sistemlerinin kullanımında da geçerliliğini korumaktadır. Bununla beraber, yapay zekâ sistemlerinin bilgi saklama süreçlerine olumsuz etkileri, hukuksal zeminde henüz açıklanabilir durumda değildir. Bu çerçevede çalışmada yapay zekâ sistemlerinin bilgi saklama süreçleri ve kalıcı bilgi depolama ortamlarındaki bilgilerin bütünlüğüne yönelik etkileri değerlendirilmektedir. Bağımsız olarak karar veren ve uygulayan yapay zekâ sistemlerinin hukuksal sorumluluğuna da dikkat çekilerek, çalışma içinde sınırlandırılmış, denetlenebilir ve kontrol edilebilir yapay zekâ sistemlerinin kullanımına yönelik öneriler sunulmaktadır.