Journals / Türk Psikiyatri Dergisi / 2010 / Cilt: 21 - Sayı: 3

Demographic and clinical characteristics in schizophrenia: A multi center cross-sectional case record study

Şizofrenide nüfus ve klinik özellikler: Çok merkezli kesitsel bir olgu kayıt çalışması

Pages
213–224
DOI
—

Abstract

Objective: The aim of the present study is to assess the relationship between demographic characteristics and suicide attempts, physically aggressive behavior, substance abuse, repeated hospitalizations, and continuous illness course . Method: The medical records of patients from three different treatment centers were assessed. The relationship between demographics and clinical characteristics were assessed. Logistic regression analysis was conducted to determine the predicting factors for suicide attempts, physically aggressive behavior, heavy smoking, repeatedhospitalizations, and continuous illness course. Results: The medical records of a total of 720 patients with schizophrenia were assessed. Of these patients, 68% were never married, 56% were unemployed, and 69% were living with their parents. 35% of the patients had a relative diagnosed with a psychotic disorder. The mean age for the onset of the illness was found to be 23.5, with no difference between females and males. 50% of the patients had had repeated hospitalizations. The duration of untreated psychosis was 10.8 months and 28% of the patients had been through a continuous course of the illness. 57% of the patients were found to be regular smokers; 55% of the patients had physically aggressive behavior; 52% had experienced a suicidal ideation and attempt; 28% had made at least one suicide attempt. The percentage of patients having had a legal issue related to their illness was 11%. Heavy smoking was predicted with the continuous illness and male gender. Physically aggressive behavior was predicted with suicide ideation and attempts, being single, having insufficient family support, and having undergone frequent hospitalization. Repeated hospitalizations were predicted with suicide attempts and having a legal problems; continuous course of illness was predicted with being unemployed and lack of family support; suicide attempt was predicted with duration of the illness. Conclusion: When both sexes were compared, the lack of difference at the onset of disease between the two suggests that there might be other factors playing a role in this phenomenon. The relationship between suicidal ideation and behavior and physical aggressive behavior, indicates that these two might share common underlying mechanisms. Possible significant relationships between demographic and clinical characteristics should be kept in mind for the prevention, treatment, and rehabilitation approaches in dealing with schizophrenia.

Özet

Amaç: Şizofreni hastalarının nüfus özellikleri ile özkıyım girişimi, fiziksel şiddet davranışı, madde kullanımı, yineleyen hastane yatışları ve hastalığın sürekli oluşu arasındaki ilişkileri incelemektir. Yöntem: Üç ayrı merkezde ayaktan izlenen şizofreni hastalarının kayıtları incelendi. Nüfus ve klinik özellikler arasındaki ilişkiler değerlendirildi. Özkıyım girişimi, fiziksel şiddet davranışı, yoğun sigara kullanımı, yineleyen yatışlar ve hastalığın sürekliliğini öngören etmenler lojistik regresyonla çözümlendi. Bulgular: 720 şizofreni hastasının kayıt bilgileri incelendi. Hiç evlenmemiş olma %68, işsizlik %56 ve aileyle birlikte yaşama %69 oranlarında saptandı. Hastaların %35'inin aile öyküsünde psikotik bozukluk vardı. Hastalığın başlama yaşı ortalama 23.5 idi ve kadın ve erkek arasında fark bulunmadı. Yineleyen hastane yatışı oranı %50 idi. Hastaların hastalık başladıktan yaklaşık 10.8 ay sonra ilk tedavilerine başladığı ve %28'inin sürekli şizofreni gidişi olduğu saptandı. Hastaların %57'sinin düzenli olarak sigara içtiği, %55'inin hastalıkları ile birlikte fiziksel şiddet davranışında bulunduğu, %52!sinin özkıyım düşüncesi ve girişimi olduğu, %28!inin de en az bir kez özkıyım girişiminde bulunduğu saptandı. Hastalıkla birlikte adli sorun yaşama %11 idi. Yoğun sigara tüketiminin öngörücülerı hastalığın sürekli olması ve erkek cinsiyeti idi. Fiziksel şiddet davranışının öngörücüleri özkıyım düşüncesi ve girişimi, bekar olma, aile desteğinin yetersizliği ve hastane yatışının sık olması idi. Yineleyen hastane yatışlarında özkıyım girişimi ve adli olay yaşama, hastalığın sürekli olmasında işsizlik ve aile desteğinin yetersizliği, özkıyım girişiminde hastalığın süresi öngörücüler olarak saptandı. Tartışma: Hastalığın başlangıç yaşı açısından cins farkının saptanmamış olması bu olguda başka etmenlerin de rolü olabileceğini düşündürtmektedir. Özkıyım düşüncesi ve girişimi ile fiziksel şiddet davranışı arasındaki ilişki altta yatan ortak düzeneklerin olabileceğini imlemektedir. Şizofrenide önleme, tedavi ve iyileştirim yaklaşımlarında nüfussal ve klinik özellikler arasında anlamlı ilişkilerin olabileceği akılda tutulmalıdır.