Journals / Mizanü'l-Hak: İslami İlimler Dergisi / 2019 / Sayı: 9
The Myth of "The Triumph of Fanaticism" in the Seventeenth-Century Ottoman Empire
- Issue
- 2019 · Sayı: 9
- Pages
- 293–315
- DOI
- —
Abstract
Since Halil Inalcik's classic The Ottoman Empire: The Classical Age (1973), the received view amongst historians has been that Ottoman scholars lost interest in the rational sciences after around 1600, largely as an effect of the rise of the puritanical Kadizadeli movement. In the present article, I argue that there was in fact no decline of interest in the rational sciences amongst seventeenth century Ottoman scholars. On the contrary, interest in logic, dialectic, philosophy and rational theology seems to have been on the rise. Sunni Persian, Azeri and Kurdish scholars fleeing Safavid Iran brought with them new scholarly works in the rational sciences and gained a reputation as accomplished teachers. The number of Ottoman colleges in which works on the rational sciences were studied and taught also seems to have risen dramatically in the course of the 17th century.
Özet
Özet Halil İnalcık’ın Osmanlı İmparatorluğu Klasik Çağ (1973) eserinden bu yana, tarihçiler arasında 1600’lerden sonra, büyük oranda tutucu Kadızâdelilerin yükselişinin bir etkisi olarak Osmanlı ulemasının akli ilimlere olan merakının kaybolduğu görüşü kabul edilmiştir. Bu makalede, 17. yüzyıl Osmanlı uleması arasında akli ilimlere olan ilgide aslında düşüş olmadığını savunmaktayım. Bilakis mantık, diyalektik, felsefe ve kelâma olan ilgi yükselişte gibi görünmektedir. Safevi İran’dan kaçan Sünni Fars, Azeri ve Kürt âlimler kendileriyle birlikte akli ilimlerdeki yeni ilmi çalışmalarını getirmiş ve başarılı öğreticiler olarak ün kazanmışlardır. Ayrıca akli ilimler üzerindeki çalışmaların okutulduğu ve öğretildiği Osmanlı medreselerinin sayısının, 17. yüzyılda önemli ölçüde yükseldiği görünmektedir.