Journals / Uluslararası İnsan Çalışmaları Dergisi / 2022 / Cilt: 5 - Sayı: 10

Al Borde de la Realidad y la Razón: "Delirio" de Restrepo

Gerçekliğin ve Aklın Sınırında: Restrepo’nun Delirio Romanı

Pages
320–330
DOI
—

Abstract

Laura Restrepo ofrece una perspectiva social de la década entre los años 1980 y los 2000 en Colombia en su novela Delirio. En ella el desorden creado por el terror y la lucha contra el narcotráfico y la brecha entre las clases sociales se colocan en el fondo, mientras que el estado mental del individuo se revela en este ambiente violento. La protagonista de la novela, Agustina, pierde el juicio en los desequilibrios de su familia, que es el indicador de la sociedad colombiana. Algunos datos importantes sobre el manejo de la razón y la percepción de la realidad surgen cuando se examinan las causas subyacentes de la locura de Agustina. La sociedad colombiana rodeada de terror y rabia y la familia donde hay inquietudes son determinantes en la desquicia de Agustina. Pero lo más importante en su pérdida de la razón es la negación de la realidad. Un disfraz de todo lo que sale mal, un orden construido con mentiras y una percepción falsa de la realidad son los elementos que asestan un golpe mortal a Agustina. En este punto, se discutirán en el estudio los efectos de crear realidades falsas y producir mentiras como si todo estuviera bien en la salud mental del individuo. También se discutirá la funcionalidad y destrucción de la mentira en la realidad social e individual. Además se intentará revelar la relación entre la pérdida de la percepción de la realidad y estar al borde de la razón. Por lo tanto, se determinará de qué manera los factores como la aceptación, el rechazo, la confrontación y la lucha afectan la salud mental del individuo.

Özet

Laura Restrepo Delirio romanında Kolombiya’nın 80’lerine ve 2000’lerine toplumsal bir bakış açısı sunar. Romanda, terör ve uyuşturucu savaşlarının yarattığı kargaşa, toplumsal sınıflar arasındaki uçurum arka plana yerleştirilirken, bu karmaşada bireyin ruhsal durumu gözler önüne serilir. Birey korku, öfke ve huzursuzlukla sarmalanmış toplumda aklıyla sınanır. Romanın başkarakteri Agustina bu toplumun göstergesi olan ailesinin dengesizlikleri içinde aklını kaybeder. Agustina’nın delirmesinin altında yatan sebepler incelendiğinde, gerçekliğin reddinin ve kişinin kendini kandırmasının yarattığı ruhsal tesirler hakkında önemli veriler ortaya çıkar. Ters giden her şeye giydirilen bir kılıf, yalanlarla inşa edilmiş bir düzen ve çizgisinden uzaklaşmış bir gerçeklik algısı Agustina’ya en ağır darbeyi vuran noktalardır. Çalışmada, her şey yolundaymış gibi sahte gerçeklikler yaratmanın ve yalanlar üretmenin bireyin akıl sağlığı üzerindeki etkilerine değinilecektir. Ayrıca, yalanın toplumsal ve bireysel gerçeklikte ne gibi bir işlevselliğe ve de yıkıma sahip olabileceği ele alınacaktır. Gerçeklik algısının yitimi ve dolayısıyla da aklın sınırında olmanın birbiriyle olan ilişkisi de ortaya konmaya çalışılacaktır. Böylece gerçekliğin reddi, kişinin kendisini kandırması gibi unsurların bireyin akıl sağlığını hangi yönlerde etkilediği belirlenmiş olacaktır.

Keywords: Kolombiya Edebiyatı, Laura Restrepo, Delirio, Gerçekliğin Reddi, Kişinin Kendini Kandırması