Dergiler / Kader / 2019 / Cilt: 17 - Sayı: 2
Bâkıllânî’nin Fâil Merkezli Kozmolojik Kanıtı
- Dergi
- Kader
- Sayfa
- 568–585
- DOI
- —
Özet
Bu makalede Eşʿari kelâmcısı olan Bâkıllânî’nin Allah’ın varlığı ve birliğine dair verdiği argümanın mantıksal yapısını açığa çıkarmayı, böylelikle bu argümanın geleneksel anlamdaki ontolojik, kozmolojik veya teleolojik argüman kategorilerini aştığını göstermeyi hedeflemekteyim. Bâkıllânî’nin argümanını özel kılan varsaydığı tanrı kavramıdır. Herbert Davidson’un bu konudaki sezgilerini geliştirip Macid Fahri’nin yorumlamasını da eleştirerek söz konusu tanrı kavramının dayandığı fâil kavramını detaylı bir şekilde inceleyeceğim. Neticede, Bâkıllânî’nin Allah’ın varlığına dair özgün bir argüman geliştirdiğini iddia ediyor ve bu argümana “fâil merkezli kozmolojik kanıt” diyorum. Bu genel itibariyle kozmolojik bir kanıttır çünkü Allah’ın varlığına dair evrenden yapılan bir çıkarıma dayanır. Ancak fâil olma kavramı ve fâil bir tanrı fikri bu argümanda merkezi bir yer tuttuğundan literatürdeki kozmolojik kanıtlardan farklı değerlendirilmeyi hak etmektedir.
Abstract
In this paper, I propose to expose the logical structure al-Bāqillānī’s argu- ment for the existence of God and argue that it presents a distinctive type of argument that cannot be classified under the classical types of ontological, cosmological, and design arguments. The peculiarity of al-Bāqillānī’s argument is related to the concept of God it presupposes. Developing Herbert Davidson’s insights regarding this argu- ment and criticizing Majid Fakhry’s interpretation of it, I aim to clarify this concept of God by the concept of agency. In a nutshell, I argue that al-Bāqillānī presents a dis- tinctive type of argument for the existence of God, which I propose calling the “cosmo- logical argument from agency.” I consider it cosmological because it is an inference from the universe to the existence of God. Nonetheless, it is different from the classic- al versions of the cosmological argument for that the concept of agency and the idea of a personal deity play a central role in this argument.