Journals / Türkoloji / 2022 / Sayı: 111

An Assessment on the Use of Organ Names in Divan-ı Hikmet

Dîvân-ı Hikmet’te Organ Adlarının Kullanımı Üzerine Bir Değerlendirme

Journal
Türkoloji
Pages
66–92
DOI
—

Abstract

People have always preferred to be understandable and remain so by using terms that are also the common denominator of their interlocutors in order to express the acceptances or rejections they have formed in their minds. Thus, they have managed to express themselves as purely as they have established sympathy. This achievement has lasted longer than a human lifetime, and the teachings created in this way have been inherited by societies. It is an inevitable fact that people upload and name examples with reflections from their bodies, which are their most important tools when sharing their thoughts. It can be said that human beings first started to establish a social life by making sense of their body and naming it. Because the first gift offered to man in the adventure of existence was his body. Due to the fact that it is a part and shaper of everyday life, the names of organs are of undeniable importance at the stage of shaping the body element in the minds. In the 12th century, Ahmed Yesevi's Divan-ı Hikmet, which deciphered the principles of Islam and Sufism in a simple language, creating a significant impact among the Turks in the geography of Turkestan, has a very important material in terms of language and vocabulary as well as in terms of content. In our study, the names of the organs in the wisdom contained in the “Divan-ı Hikmet” were determined and it was tried to make inferences on the tradition of meaning and naming life.

Özet

İnsanlar, dimağlarında şekillendirdikleri kabulleri ya da retleri ifade etmek için muhataplarının da ortak paydası olan terimleri kullanarak anlaşılabilir olmayı ve kalmayı her zaman tercih etmişlerdir. Böylece duygudaşlık kurdukları kadar kendilerini de salt olarak anlatmayı başarmışlardır. Bu başarı bir insan ömründen daha uzun sürmüş ve bu şekilde oluşturulan öğretiler toplumlara miras kalmıştır. İnsanların düşüncelerini paylaşırken en önemli vasıtaları olan bedenlerinden yansımalarla teşbihi yüklemeler ve adlandırma yapmaları kaçınılmaz bir gerçektir. İnsanoğlunun öncelikle bedenini anlamlandırarak ve adlandırarak sosyal bir hayat tesis etmeye başladığı söylenebilir. Çünkü var oluş serüveninde insana sunulan ilk armağan bedenleri olmuştur. Gündelik hayatın bir parçası ve şekillendiricisi olması sebebiyle beden unsurunun zihinlerde şekillenmesi aşamasında organ adları yadsınamaz bir önem arz etmektedir. XII. yüzyılda, Türkistan coğrafyasındaki Türkler arasında önemli bir etki yaratarak onlara İslamiyet ve tasavvufun esaslarını sade bir dille anlatan Ahmed Yesevî’nin Dîvân-ı Hikmet adlı eseri içerik bakımından olduğu kadar dil ve sözvarlığı açısından da çok önemli bir malzemeye sahiptir. Çalışmamızda “Dîvân-ı Hikmet”te yer alan hikmetlerdeki organ adları tespit edilerek hayatı anlamlandırma ve adlandırma geleneği üzerinde çıkarımlarda bulunulmaya çalışılmıştır.

Keywords: Divan-ı Hikmet, adbilim, organ adı, adlandırma, tasavvuf, gelenek