Journals / Turkish Studies (Elektronik) / 2018 / Cilt: 13 - Sayı: 16

THE TRANSITION PROCESS OF MULTI-PARTY SYSTEM IN TURKEY AND DEMOCRATIZATION EFFORTS’ IMPACTS ON THE KURDISH PROBLEM (1945-1950)

TÜRKİYE’DE ÇOK PARTİLİ HAYATA GEÇİŞ SÜRECİ DEMOKRATİKLEŞME ÇABALARININ KÜRT SORUNUNA ETKİSİ (1945-1950)

Pages
269–291
DOI
—

Abstract

The transition process of multi-partysystem in Turkey took place under the influence of domestic and foreign condition swhich shaped after Second World War. In this process, which constitutes an important period of Turkish Democracy History, only new parties have not been established. This process has been a process for democratic development. This development that became compulsory for democratic life revived implementation of new policies both in domestic and foreign policies by government. In the transition process of multi-party system in Turkey, prestige of landlords and sheiks whose power decreased substantially in one party system restarted to increase. The Kurdish question was significantly affected by these developments. This situation enabled tribes to rally by leading up collaboration with the government. Populist policies in this aspect provided an opportunity to the subsequent policies towards the Kurdish Problem. In this period, only Republican People’s Party did not change its policies but Democratic Party had important discourses and policies despite being newly-established. The Kurdish problem, which is considered as a problem of public order during the one-party period, it was considered as a problem of democratization with the transition to multi-party life. Since the transition to multi-party life, this problem has been one of the important problems of the government and even the parties. The Kurdish problem affected the country's domestic and foreign policy is becoming increasingly more importance and priority in Turkey's democratization policies. In this study, it is aimed to analyze applied policies towards the Kurdish Problem within the scope of democratization and the impacts of these policies in the transition process of multi-party system.

Özet

Türkiye’de çok partili hayata geçiş İkinci Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan iç ve dış koşulların etkisi altında meydana gelmiştir. Türk Demokrasi Tarihi’nin önemli bir dönemini oluşturan bu süreçte sadece yeni partiler kurulmamıştır. Bu süreç yeni demokratik gelişmlerin de önünün açıldığı bir dönem olmuştur. Demokratik hayat için zorunlu hale gelen bu gelişme hem içerde hem de dışarıda hükümet tarafından yeni politikaların uygulanmasını gündeme getirmiştir. Kürt sorunu da bu gelişmelerden önemli ölçüde etkilenmiştir. Türkiye’nin çok partili hayata geçiş sürecinde, tek parti dönemindeki gücü büyük oranda zayıflayan ağaların ve şeyhlerin nüfuzları yeniden artmaya başlamıştır. Tek parti döneminde asayiş sorunu olarak değerlendirilen Kürt sorunu, çok partili hayata geçiş ile birlikte demokratikleşme sorunu olarak değerlendirilmeye başlanmıştır. Bu durum aşiretlerin devlet ile işbirliğinin önünü açarak yeniden güçlenmelerine zemin hazırlamıştır. Bu yöndeki popülist politikalar, Kürt sorununa yönelik olarak daha sonraki dönemlerde uygulanacak politikalara da kaynaklık etmiştir. Bu dönemde sadece iktidar partisi CHP’nin politikalarında bir değişim olmamış, yeni kurulmasına rağmen DP’nin de bu konuda önemli söylem ve politikaları olmuştur. Çok partili hayata geçişten itibaren Kürt sorunu iktidarların hatta partilerin de önemli sorunları arasında yer almıştır. Ülkenin iç ve dış politikalarından etkilen Kürt sorunu, Türkiye’nin demokratikleşme politikaları içerisinde gittikçe daha fazla önem ve öncelik kazanmaya başlamıştır. Bu çalışma ile çok partili döneme geçiş sürecinde ve demokratikleşme kapsamında Kürt sorununa yönelik uygulanan politikaları ve bu politikaların etkilerinin incelemesi amaçlanmıştır.