Dergiler / A. Âsaui atyndaġy Halyk̦aralyk̦ k̦azak̦-tùrìk universitetìnìn̦ habaršysy / 2017 / Sayı: 103

BİR İNSANLIK DRAMI: YOKSULLUK

A Humanity Drama: Poverty

Sayfa
87–97
DOI
—

Özet

Yoksulluk, insan tarihi kadar eski olmasına rağmen gerçek anlamda sosyal yardımlaşma politikaları 16. yüzyıl İspanya’sında hissedilmesiyle ortaya çıkmıştır. Bunun dışında yardımlaşma ve dayanışma her millette olduğu gibi Türklerde de İslamiyeti de benimsemeleriyle ayrı bir boyut kazanmış, “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” sözüne bağlı kalınmıştır. Bu durum günümüze kadar devam etmiş olsa da küreselleşme, neoliberalizm ve yozlaşma, yabancılaşmayla sekteye uğramıştır. Özellikle 1929 buhranının açtığı yaraları kapatmak adına benimsenen refah devlet anlayışının 80 sonrası yerini minimum devlet ve serbest piyasa anlayışına bırakması yoksulluğun önemli bir sorun olduğu, yardımlaşmayla vs önlenemeyeceği, yeni politikalar üretilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla yoksulluğun tehdit edici bir sorun olarak algılanmaya başlaması her ne kadar çok eskilere dayansa da gerçek anlamda 80 sonrası üzerinde durulmaya başlanmış 2000’lerin başından itibaren önem kazanmıştır. Türkiye’de yoksullukla mücadele politikaları; sivil toplum örgütlerinin, kamu kurumlarının ve özel sektörün yürüttüğü politikalar olarak üçe ayrılmaktadır. 20. yüzyılın son çeyreğinde başlayan yerel mücadelelerden sonra 21.yüzyılda 2001 kriziyle başlayan dönemle birlikte çeşitli yoksullukla mücadele politikaları üretilmiş hatta günümüzde birçoğu devam etmektedir. Fakat bunların gerçek anlamda çözüm üretip üretmedikleri, etkin ve verimliği sürdürüp sürdürmediği bazılarının ise geçerliliğini yitirdiği halde yenilenip yenilenmediği muammadır. Bu çalışmada yoksulluk kavramı tanımlanmaya çalışılmış, yoksullukla ilgili olarak sosyal devlet ele alınmış, yoksullukla mücadele çeşitleri ayrıntılı şekilde açıklanarak dünyada ve Türkiye’deki durum ortaya konulmuştur. Tarihsel olarak çalışanın güvenliği, işçi sınıfı yoksulluk bağlamında açıklanmıştır. Yoksulluğu hem önleyici hem de arttırıcı unsur olarak yaygın görüş kazanan sosyal yardımların ne olduğu, hedef kitle ve yardımı ulaştıranlar başlıklarda açıklanmış olup son olarak Türkiye’de yoksulluk konusunda önem arz edenler kısaca ele alınmıştır.

Abstract

Poverty was old as human history. But in real sense social asistance policies were emerged in Spain in the 16th century. Other than that asistance and solidary are like every nations, it acquired different dimension in Turks by Islam. “While neighbors are hungry, it is not from us who are full” was became important. This case continued so far however globalisation, neoliberalism and degeneration disappeared with estrangement together. Especially the welfare state conception, which is a solution to the Crisis of 1929, but that welfare state conception transformed into a minimum state and free market after 1980. So that the prospect of poverty is understood by states and policies of welfare were not enough. And new policies are decided to develop. So poverty is old concept but it became important after 1980 especially it has more important in 2000’s. Policies of combating poverty have three case in Turkey; civil society organisations, public institutions and private sector excute policies. After the local struggles that started in the last quarter of the 20th century, various anti-poverty policies have been with crisis of economy in 2001. Even some of them continue so far. But it unknown they really solution producers, efficeient and active valid and new. In this study, poverty concept was tried to describe, welfare state was explained, various anti-poverty were explained and current situation was mention in Turkey.

Anahtar kelimeler: neoliberalizm, sosyal devlet, sosyal güvenlik, sosyal yardım, yoksulluk, yoksullukla mücadele araçları, yoksulluk politikaları, neoliberalizm, sosyal devlet, sosyal güvenlik, sosyal yardım, yoksulluk, yoksullukla mücadele araçları, yoksulluk politikaları