Journals / Türk Jinekolojik Onkoloji Dergisi / 2013 / Cilt: 16 - Sayı: 1

DİSFONKSİYONEL UTERİN KANAMA TEDAVİSİNDE LEVONORGESTREL SALINIMLI İNTRAUTERİN SİSTEMİN ROLÜ

Pages
5–9
DOI
—

Abstract

Objective: To evaluate the efficacy, acceptability, and possible side effects of a levonorgestrel-releasing intrauterine system (LNG-IUS, Mirena®) for dysfunctional uterine bleeding. Design: Descriptive, prospective, and a non-comparative study. Setting: Başkent Üniversitesi İzmir Zübeyde Hanım Hastanesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği Patients: 40 women who presented with dysfunctional uterine bleeding after medical therapies had failed. Interventions: A 20μg/day levonorgestrel-releasing intrauterine system was inserted during menstrual period. Main outcome measures: Menstrual patterns were assessed; hemoglobin concentrations and endometrial thickness were measured at preinsertion and at 6 and 12 months of use. Results: At the end of the sixth and twelfth month, menorrhagia was cured in 85% (34/40) and 97.2% (35/36) of patients, respectively. There was a significant difference in hemoglobin values and endometrial thickness at the end of the sixth month and first year (p<0.001). The subjective blood loss reduction was considerable as well, with 70% decrease at sixth month and 90% decrease at twelfth month (p<0.001). Conclusions: Considering the invasive endometrial destruction techniques and hysterectomy in which fertility is not preserved, levonorgestrel-releasing intrauterine system is an effective and well accepted option overall for the medical management of dysfunctional uterine bleeding.

Özet

Objektif: Disfonksiyonel uterin kanama tedavisinde levonorgestrel salınımlı intrauterin sistemin (LNG-IUS, Mirena) etkinlik, kabul edilebilirlik ve olası yan etkilerinin değerlendirilmesi. Planlama: Prospektif, tanımlayıcı, non-komperatif çalışma. Ortam: Başkent Üniversitesi İzmir Zübeyde Hanım Hastanesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği Hastalar: Medikal tedavilere cevap vermemiş, disfonksiyonel uterin kanama tanısı alan 40 hasta. Girişim: Menstrüasyonun ikinci veya üçüncü günü levonorgestrel salınımlı intrauterin aparat yerleştirildi. Değerlendirme Parametreleri: Hastalar altıncı ay ve birinci yılın sonunda kanama paternleri, hemoglobin değerleri, endometrial kalınlık ölçümleri ve subjektif menstrüel kan kaybı parametreleri açısından değerlendirildi. Yan etkilerin yanında tedaviye uyum süreci de değerlendirildi. Sonuçlar: Hastaların yaşları 29 ile 48 arasında değişmekte olup yaş ortalaması 40,1±4,5 olarak saptandı. Altıncı ayın sonunda hastaların %85’i (34/40) tedaviye cevap vermişti, bir yıl sonunda ise tedavi başarı oranı %97.2 (35/36) idi. Hemoglobin değerlerinde ve endometrial kalınlıkta altıncı ve on ikinci aylarda istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı (p<0.001). Subjektif menstrüel kan kaybı altıncı ayda %70, bir yılsonunda ise %90 azalmıştı (p<0.001). Toplam 4 hastaya (%10) histerektomi yapıldı. Yorum: Fertilitenin korunamadığı histerektomi ve endometrial yı- kım tekniklerine göre hem daha non-invazif olması hem de kontrasepsiyonu sağlaması gibi özellikleri de göz önüne alınırsa, disfonksiyonel uterin kanamanın medikal tedavisinde levonorgestrel salınımlı intrauterin sistem etkili ve kabul edilebilir bir yöntemdir.

Keywords: Levonorgestrel Salınımlı İntrauterin Sistem, Disfonksiyonel Uterin Kanama, Menoraji.