Journals / Tiyatro Araştırmaları Dergisi / 2009 / Cilt: 27 - Sayı: 27
Kırsal Mitten Kentsel Ritüele Geçiş : Beden-Mekan İlişkisinin 1990 Sonrası Türk Oyun Yazarlığı’na Yansıması
- Pages
- 137–160
- DOI
- —
Özet
Kent, insanın bedensel ve zihinsel faaliyetlerinin bir ürünüdür; fakat kentsel yapı, bizzat insan tarafından oluşturulan mekanlar aracılığıyla bedeni kendine bağımlı kılmayı başarmıştır. Modern kent, insan bedenlerinin çeşitliliğine saygı göstermek bir yana, yok etme yolunu seçmiştir. Kentli kişiyi saran “can sıkıntısı”, bedensel duyumu ve fiziksel özgürlükleri giderek azaltmaktadır. Kentsel mekanların insanla kurduğu bire-bir ilişki –kırsal mekanların insanla kurduğu ilişkiyle kıyaslandığında- hızla kaybolurken, kentli kişinin bir diğer kentli kişiyle kurduğu iletişime de zarar vermiştir. Dolayısıyla kentsel mekan, sadece bedenin hareket etmesi için varolan bir araca dönüşmektedir. Richard Sennett’a göre bu durum, kentsel insanın “pasif beden” olarak anılmasına sebep olur. Türkiye’de 80’lerden sonra görülen ekonomik, siyasal ve sosyolojik değişimler 90’lara gelindiğinde kent odaklı bir yaşamı gündeme taşır ve bu durum kentte yaşayan ama kentli olmayan insanlar ile kendini kentli olarak nitelendirenler arasında bir gerginliğe yol açar. Kentsel bedenin kentsel mekanlar aracılığıyla ifade etmeye çalıştığı sorunları da 1990 sonrası yazılan oyunların ana izleği olur. Kısacası bu çalışmanın konusu, kentsel bedenin mekanla kurduğu ilişkinin Türk oyun yazarlığında nasıl ele alındığını incelemektir.