Journals / Journal of Human Rhythm / 2019 / Cilt: 5 - Sayı: 4
Yoğun Bakım Ünitesinde Enteral Beslenen Hastaların Gastrik Rezidüel Volüm Ölçümünde Farklı Görüşler
- Journal
- Journal of Human Rhythm
- Pages
- 344–351
- DOI
- —
Abstract
Giriş: Yoğun bakım ünitelerinde (YBÜ) bakım ve tedavi gören hastaların mümkün olan en kısa sürede beslenme aktivitelerinin gerçekleştirilmesinin en az ilaç tedavileri kadar önemli olduğu bilinmektedir. Yeterli ve dengeli beslenen, günlük kalori ve enerji gereksinimleri karşılanan hastalarda yara iyileşmesinin hızlandığı, immun yeterliliğin sağlandığı, morbidite ve mortalite hızlarının azaldığı yapılan çalışmalarda belirtilmektedir. Herhangi bir kontrendikasyon bulunmaması durumunda öncelikle fizyolojik bir beslenme yöntemi olan enteral yolun kullanılması önerilmektedir. Enteral beslenme (EB); gastrointestinal sistem (GİS) fonksiyonlarının normal veya normale yakın olduğu durumlarda, besin öğelerinin GİS yollarından devamlı ya da aralıklı olarak hastaya verilmesidir. EB gastrointestinal intolerans veya disfonksiyon (kusma), gastrik distansiyon, yüksek gastrik rezidüel volüm (GRV), diyare nedeniyle kısıtlanabilmektedir. GRV eşiğinin en az 30 mL, en çok 500 mL olarak alındığı araştırmalar bulunmakla birlikte, bu değerin 200 mL’den az olması gerektiğini ifade eden çalışmalar da bulunmaktadır. Amerikan Parenteral ve Enteral Beslenme Derneği (ASPEN)’nin kılavuzuna göre 4 saatte bir ölçülen GRV’nin 500 mL’ye kadar normal olduğu ve bu değerin üstünde motilite arttırıcı ilaçlara başlanabileceği, Kanada Klinik Uygulama Kılavuzu’na göre ise bu değerin 250-500 mL arasında olması gerektiği önerilmektedir. Amaç: Bu derlemenin amacı, yoğun bakım ünitesinde enteral beslenen hastaların gastrik rezidüel volüm ölçümündeki farklı görüşleri açıklamaktır. Sonuç: GRV ölçümü YBÜ’lerde beslenme tolerasyonunun değerlendirilmesinde yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir ve EB’nin kesilmesine neden olan ana faktörlerden birisidir. EB hastalarda standardize edilmemiş GRV ölçümü, hasta üzerinde olumlu bir etki yaratmadığından ve çok az destekleyici kanıtları olduğundan; hemşirelerin iş yükünü arttıran ve kanıta dayalı uygulamadan çok geleneksel gereksiz bir uygulama olarak düşünülmektedir.