Journals / Eski Türk Edebiyatı Araştırmaları Dergisi [Journal Of Old Turkish Literature Researches] / 2019 / Cilt: 2 - Sayı: 1
RELATİON OF ROSE, NİGHTİNGALE AND OTHER ANİMALS IN CLASSICAL OTTOMAN POETRY
- Pages
- 353–376
- DOI
- —
Abstract
Classical Ottoman Literature/Poetry, now known as Divan Literature/Poetry in general, is a great literary formation that transcends six centuries and three continents. As a result of its origin in Turkish-Islamic culture, many cultural elements belonging to various civilizations from India to Zoroastrianism and from China to Anatolia are an integral part of this literature. Classical poets, usually found in the Anatolian region, any living thing, object they see in nature; they wrote the sweet or bitter events they encounter, the concepts of different cultures, with a poetic dream.Flowers, in almost every culture, mythology, the legend mentioned, is an integral part of human beings. Of course, the most common flower in the Eastern literature is the rose flower. Growing in a wide geography, addressing the eye, nose and touch of touch, associating with the Prophet Muhammad and having a flashy flower made him a literary work.The books that the classical Ottoman poets gathered their poems were named Divan. A large part of these works usually form ghazals. Ghazal is the form of poetry that is best suited for telling the feelings of love. Some poets who have no poetry in other genres have many poems written in the ghazal form. In this study, the relationship between rose, nightingale and other animals will be examined. Our study area is limited to the ghazals of poets who lived between the 14th and 19th centuries, with a few exceptions.
Özet
Günümüzde genel olarak “Divan Edebiyatı/Şiiri” ismiyle bilinen “Klasik Osmanlı Edebiyatı/Şiiri”, altı asırlık bir zaman dilimini ve üç kıtayı aşan büyük bir edebî oluşumdur. Temelde Türk-İslam kültürü kaynaklı olmasıyla birlikte Hint’ten Zerdüştlüğe, Çin’den Anadolu’ya kadar çeşitli medeniyetlere ait birçok kültürel öğe, bu edebiyatın tamamlayıcı bir parçası konumundadır. Yoğun olarak Anadolu coğrafyasında bulunan klasik şâirler, tabiatta gördükleri herhangi bir canlıyı, nesneyi veya karşılaştıkları tatlı veya acı olayları, farklı kültürlere ait kavramları, zihin süzgeçlerinden geçirerek şâirane bir hayalle şiirlerine nakşetmişlerdir.Çiçekler, hemen hemen her kültürde, mitolojide, efsanede kendisinden bahsedilen, insanoğlunun ayrılmaz bir parçasıdır. Daha çok Doğu edebiyatlarında rastlanan çiçeklerden en çok dikkat çekeni şüphesiz güldür. Geniş bir coğrafyada yetişmesi, göze, buruna ve dokunma hissine hitap etmesi, Hz. Muhammed (sav) ile ilişkilendirilmesi ve gösterişli bir çiçek olması, onu birçok edebi esere malzeme yapmıştır.Klasik Osmanlı şâirlerinin, şiirlerini topladıkları eserlere Divan adı verilmiştir. Bu eserlerin büyük bir bölümünü genellikle gazeller oluşturur. Gazel, âşıkane duyguların anlatılması için en uygun olan nazım şeklidir. Başka türlerde bir tek beyti bile olmayan kimi şâirlerin, gazel nazım şekliyle yazılmış birçok şiiri vardır. Bu çalışmada, çiçeklerin içinde en çok sevilen gülün, nazım türleri içinde en çok tercih edilen gazellerde, kendisini en çok seven bülbül ve diğer hayvanlarla nasıl ilişkilendirildiği incelenecektir. Çalışma alanımız, 14. yüzyıl ile 19. yüzyıl arasında yaşamış şairlerin, birkaç istisna dışında, gazelleriyle sınırlıdır.