Journals / Aydın İnsan ve Toplum Dergisi / 2020 / Cilt: 6 - Sayı: 1
War and Terrorism: A Psychotraumatological Based Theoretical Approach
- Pages
- 11–36
- DOI
- —
Abstract
Abstract Social trauma caused by terrorism, which has reached an international position with the impact of globalization and long-term wars, significantly affect the formation of group dynamics and the psychology of individuals. Mass trauma lead to negative natural consciousness splits in the mental and social integration of individuals, causing significant pathological transformations in the cultural, political, social and psychological structure of the society. Social violence, leading to negative natural disruptions, causes both individuals and communities to be kept under control and managed under the concept of “cyber terrorism” in digital network platforms. Cyber terrorism psychology aims to enlighten the dynamics of cyber terrorism as a new type of social trauma by revealing the traumatizing effects of mass violence events actively carried out in cyber space on both the individual and the society. The effects of social violence events such as cyber terrorism and wars in the space from the individual to the society negatively affect the skills and psychological resources necessary to deal with the ordinary problems in the actual life of the people and disrupt their social adaptation. The individual whose functionality in daily life is impaired and his capacity for bonding has weakened or that this capacity has evolved in an incompatible way, will continue his life by dissociating the terrorist incidents he has been exposed to in this psychopathogenic process. Dissociative disorders, post-traumatic stress disorder, substanceuse disorders and major depression can be observed in individuals at rates not to be underestimated after terrorist events. It is a professional requirement for individuals to deal with severe traumatic events such as war and terrorism and to treat these psychopathologies that begin with a tendency to adapt to this process and then turn into a psychiatric disease with a trauma-based approach as soon as possible. As a result, it is thought that short and long term scientific studies, which will be carried out in the axis of psychotraumatology, which deals with the traumatizing effects of war and terrorism on both individual and social dimensions, will provide significant support in developing applicable strategies to prevent mass violence.
Özet
Uzun süreli savaşlar ve küreselleşmenin etkisiyle birlikte uluslararası konuma erişen terörizm sonucunda oluşan toplumsal travmalar, grup dinamiklerinin oluşumunu ve bireylerin psikolojilerini önemli ölçüde etkilemektedir. Kitlesel travmalar, toplumun kültürel, politik, sosyal ve psikolojik yapısında önemli patolojik dönüşümlere neden olarak bireylerin ruhsal ve toplumsal entegrasyonlarında negatif doğalı bilinç kesintilerine yol açmaktadır. Negatif doğalı bilinç kesintilerine yol açan toplumsal şiddet, dijital ağ platformlarında “siber terörizm” kavramı altında hem bireylerin hem de toplumların travmatize edilerek kontrol altında tutulmasına ve idare edilmesine sebep olmaktadır. Siber terörizm psikolojisi, sanal uzamda aktif olarak gerçekleştirilen kitlesel şiddet olaylarının hem birey hem de toplum üzerindeki travmatize edici etkilerini bilimsel araştırmalarla ortaya koyarak yeni bir tür toplumsal travma olarak siber terörizmin dinamiklerini aydınlatmayı hedeflemektedir. Siber terörizm ve savaşlar gibi toplumsal şiddet olaylarının bireyden topluma olan uzamdaki etkileri, kişilerin aktüel yaşamındaki olağan sorunları ile başa çıkmak için gerekli olan becerilerini ve psikolojik kaynaklarını olumsuz etkileyerek onların toplumsal uyumunu bozmaktadır. Gündelik hayattaki işlevselliği bozulan ve bağ kurma kapasitesi zayıflayan ya da bu kapasitesi uyumsuz yöne doğru evrilen birey, bu psikopatojen süreçte maruz kaldığı terör olaylarını dissosiye ederek yaşamını sürdürmeye devam edecektir. Terör olaylarından sonra bireylerde küçümsenemeyecek oranlarda dissosiyatif bozukluklar, travma sonrası stres bozukluğu, madde kullanım bozuklukları ve majör depresyon görülebilmektedir. Bireylerin savaş ve terör gibi şiddetli düzeydeki travmatik olaylarla başa çıkabilmeleri ve bu sürece uyum sağlamaya yönelimli olarak başlayan ve sonrasında bir psikiyatrik hastalığa dönüşen bu psikopatolojilerin bir halk sağlığı sorunu olarak mümkün olabilen en kısa sürede travma temelli bir yaklaşımla tedavi edilmeleri profesyonel bir gerekliliktir. Sonuç olarak savaş ve terörizmin hem bireysel hem de toplumsal boyutlardaki travmatize edici etkilerini konu alan psikotravmatoloji ekseninde yürütülecek kısa ve uzun dönemli bilimsel çalışmaların, kitlesel şiddet olaylarını önlemeye yönelik uygulanabilir stratejilerin geliştirilmesinde önemli destek sağlayacağı düşünülmektedir.