Journals / Avrasya Dil Eğitimi ve Araştırmaları Dergisi / 2018 / Cilt: 2 - Sayı: 2
Synonymity Proplems in Semantics
- Pages
- 126–152
- DOI
- —
Abstract
One of the discussed issues of semantics is “meaning of sameness”. The “meaning of sameness” is semantically termed “synonymy”. In semantic environment, there are many opinions and discussions on this subject. There are two sides to the discussions: Those who accept the existence of the “synonymy” situation on the one hand and those who do not. The problem of whether there is synonymy brings with the problem of term in Turkish semantics. There are many nomenclatures such as “eş anlamlılık, yakın anlamlılık, anlamdaşlık, sinonim (Turkish equivalents of “synonym”)”. This variety of naming leads to confusion in Turkish semantics. The starting point of this work is the confusion of this term. It is not possible for two or more linguistic forms have the same meaning in a natural language, without any distinction between them, as concurrent. When opinions and discussions about the issue are taken into consideration and evaluated, it is seen that two or more lingusitic forms can not have the same meaning. In this study, when the problems related to meaning such as semantic difference, context, interchangeability (salva veritate), etymology (the issue of native words and foreign words), lexical meaning, spoken language (language speakers), emotive and cognitive meaning are evaluated, it has been deemed appropriate to approach synonym as a meaning closeness. For this reason, the term "close meaning" has been preferred. Additionally, the close meaning is not limited to words only. This study is not limited to lexicology because the meaning closeness can be seen between every meaningful unit in the language. The purpose of this study is to evaluate the opinions and discussions about synonymy as a whole and try to bring a new perspevtive to the issues.
Özet
Anlambilimin tartışmalı konularından biri “anlam aynılığı” konusudur. Anlamın aynılığı konusu anlambilimde “eş anlamlılık/eşanlamlılık (synonymy)” adı ile ele alınmaktadır. Anlambilim çevresinde konu ile ilgili pek çok görüş ve tartışma bulunmaktadır. Tartışmalar iki karşıt görüş üzerinde şekillenmektedir: Bir dilde “eş anlamlılık” durumunun varlığını kabul edenler ve etmeyenler. Konunun var olup olmadığı sorunu, Türk anlambiliminde terim sorununu da beraberinde getirmektedir. “Eş anlamlılık, yakın anlamlılık, anlamdaşlık, sinonim” gibi pek çok adlandırma bulunmaktadır. Bu adlandırma çeşitliliği Türk anlambiliminde karışıklığa yol açmaktadır. Bu çalışmanın çıkış noktasını da bu terim karmaşası oluşturmuştur. Doğal bir dilde, eşsüremli olarak, aralarında hiçbir ayrım olmaksızın iki veya daha fazla dilsel formun aynı anlamı ifade etmesi mümkün değildir. Konuya dair görüş ve tartışmalar da göz önünde bulundurulup değerlendirildiğinde, doğal bir dilde iki veya daha fazla dilsel ifadenin aynı anlamı taşıyamayacağı görülmektedir. Bu çalışmada anlamsal farklılık, bağlam, yer değiştirilebilirlik ilkesi, köken dil, sözlüksel değer, konuşma dili (dil konuşuru), anlamın duygusal ve bilişsel boyutu gibi anlama ilişkin sorunlar değerlendirildiğinde eş anlamlılık olgusuna anlam yakınlığı şeklinde yaklaşılması uygun görülmüştür. Bu nedenle “yakın anlamlılık” terimi tercih edilmiştir. Ayrıca, anlam yakınlığı sadece sözcüklerle sınırlı değildir. Dilde anlamlı her birim arasında anlam yakınlığı görülebileceği için bu çalışma sözcükbilimi ile sınırlandırılmamıştır. Bu çalışmanın amacı, eş anlamlılık olgusu ile ilgili görüş ve tartışmaları bir bütün halinde değerlendirmek ve konuya yeni bir bakış açısı getirmeye çalışmaktır.