Journals / Yaşam Becerileri Psikoloji Dergisi / 2017 / Cilt: 1 - Sayı: 2

Evaluation of Psychoanalytic Oriented Psychotherapy Outcome Using Rorschach and TAT: A Case Study

Psikanalitik Yönelimli Psikoterapi ile Takip Edilen Olgunun Projektif Testlerle Değerlendirilmesi: Terapi Öncesi ve Sonrası Uygulamaları.

Pages
85–93
DOI
—

Abstract

Projective techniques especially Rorschach and TAT ( Thematic Apperception Test) have a wide variety of assestment areas. These techniques have been used from selection of staff for a appropriate job, giving diagnosis to psychiatric patients, in child services for counseling, selection and evaluation of military personel. Apart from these uses they also have valuable contributions to the efficiency of a certain treatment programs with helping clinicans to evaluate the psychodynamic properties of a client to decide the type, duration and specific issues in the treatment programme (Deabler, 1947, Weiner, 1997, Tunaboylu-İkiz, 2001, 2002, 2010,2011, Anzieu & Chabert, 2011). In this study a case who was treated with psychodynamic oriented psychotherapy for 2 years the outcome of the threapy evaluated with Rorschach and TAT. In the first assestment before the psychothreapy began the Detail responses given by the patient was to much inorder to protect himself from the dangers coming from the real world.The content of the responses also showed the same charasteristic with using the same theme all over the full protocol.Case’s problems around his self-representaion, self, identification- differences between gender and object relations was evaluated with TAT that showed object loss was the main problematic. After 2 years with the termination of the threapy the second evaluation was done. In this second evaluation the case led himself more freely to the test material with less resistance. In the second evaluation; the case’s cognitive processes and using of words are more rich wch represents high cognitive and entellectual capacities. He is less resistant to unconscious material, sexual contents coming up in responses with more intellectual ways. With these two assestment the efficiency of psychodynamic oriented psychothreapy was proved. Although the case’s perception of the real world still contains some aspects of threads the second evaluation showed that he is more open to his drives. Also ın the second evaluation the main problematic issues upon self-representaion, self, identification- differences between gender and object relations were in normalized matter

Özet

Projektif Testler özellikle Rorschach ve TAT (Tematik Algı Testi) personel seçiminden, psikiyatrik hastalara tanı koymaya, çocuk danışmanlık birimlerinden, askeri personelin değerlendirilmesine ve bunların yanı sıra uygulanan bir terapi programının işlevselliği ile ilgili birçok alanda başvuru yapan bireylerin kişiliklerinin psikodinamik özelliklerini ortaya çıkarmada ve uygulanacak terapi sürecinin ya da müdahalenin ne yönde olması gerektiğine karar vermeye yardımcı olan psikometrik teknikler arasındadır(Deabler, 1947, Weiner, 1997, Tunaboylu-İkiz, 2001, 2002, 2010,2011, Anzieu & Chabert, 2011). Bu çalışmada 2 yıl süre ile psikanalitik yönelimli psikoterapi ile takip edilen olgunun terapi öncesi ve sonrasındaki değerlendirmeleri Rorschach ve TAT ile yapılmıştır. Olguya yapılan ilk uygulamada Rorschach Testi’nde elde edilen bulgular arasında olgunun kendini dış dünyadan gelen tehlikelere karşı koruma çabası içerisinde olduğu vermiş olduğu Detay yanıtlarının çokluğundan görülmekteydi. Diğer taraftan verilen yanıt sayısı ile içeriklerin sürekli aynı temalar üzerinde olması yine kendini koruma çabası olarak değerlendirilmiştir. Olgunun kendilik tasarımı, kimlik, özdeşim ve cinsler arası fark ve nesne ilişkileri konularında yaşadığı sorunsallar değerlendirilmiştir. TAT Testinde ise olgunun benzer bir şekilde kendilik, karşı cinsle ilişkiler ve nesne kaybıyla ilgili hikâyeler anlattığı görülmüştür. Olguya 2 yıl sonra terapi sonlandırıldığında yapılan ikinci uygulamada ise olgunun bilinçdışı materyale kendini rahatça bıraktığı görülmüştür. Hastanın dil yapısında labilite tespit edilmemiştir. Bilişsel süreçlere bakıldığında, düşünce içeriği zengin, sözelleştirme kapasitesi iyi düzeydedir. Hasta bilinçdışı süreçlere daha açık, cinsel içerikli uyaranlar daha entellektüalize edilerek ortaya çıkmıştır. Tereddütler bu uygulamada karşımıza çıkmamıştır. Çatışmanın dinamiğine bakıldığında düşünce süreçlerinin ön planda olmasına rağmen affektif boşalmaların da mevcut olduğu ve kontrol altına alındığı görülmektedir. Yapılan bu iki uygulama ve değerlendirmelerin ardından hastanın 2 yıllık terapötik süreçten fayda sağladığı, düşünce süreçlerine yaptığı yatırımın devam etmesine rağmen ilk uygulama sırasından bu güne dış dünyayı o kadar da tehditkâr olarak algılamamaya başladığı, dürtü ve düşüncelerini daha kontrollü bir şekilde yaşadığı değerlendirmesi yapılabilir. Hastanın cinsler arası fark ve özdeşimler konusunda ilk uygulama sırasında yaşadığı güçlükler ikinci uygulamada daha az göze çarpmakta ve cinsler arası fark ve özdeşleşme daha normal düzeye gelmiş olduğu görülmektedir. Kimlik sorunsalı da iki yıllık terapötik süreç sonucunda biraz daha netlik kazanmış ve hasta ilk gelişinden bu yana yaşamını daha işlevsel bir şekilde sürdürmektedir

Keywords: Rorschach, TAT, Psikanalitik Yönelimli Psikoterapi, Psikoterapi, İşlevsellik