Journals / Uluslararası Sanat Kültür ve İletişim Dergisi / 2018 / Cilt: 1 - Sayı: 1

A Theoretical Essay on Anti-capitalist Movements, Globalisation and Social Media

ANTİ-KAPİTALİST HAREKETLER, KÜRESELLEŞME VE SOSYAL MEDYA ÜZERİNE KURAMSAL BİR DENEME

Pages
32–52
DOI
—

Abstract

It is a fact that globalisation is not just an economic system but a result of a historical process. In other words, globalisation is the result of the capitalist development, such as searching for new markets and its relation with labour-commodity as well as developments in communication technologies. Thanks to the advancements of communication technologies, sharing information and the way people communicate have changed. With digitalisation and the rise of the Internet usage, people can share information in an easier and faster way and not dependent on several news sources as in the past. Protests in Seattle in 1999 against the World Trade Centre could be seen as the beginning for anti-capitalist movements. In addition, the ‘anti-global movement’ that sparked in Seattle turned into a different kind of protests which can be named afterwards as ‘anti-capitalist movements.’ This paper is a theoretical study that analyses how effective the Internet/social media in social movements. While studying, the paper scrutinises whether social media took any part in anti-capitalist and global movements (i.e., in the planning and action phases) or not and if so, to what extent by looking at theoretical studies on social media, politics and social movements.

Özet

Salt bir ekonomik sistem değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi de olan kapitalizm, tarihsel süreç içinde küreselleşme olgusunu doğurmuştur. Başka bir deyişle küreselleşme, tarih içerisinde kapitalizmin gelişip, pazar arayışını gün geçtikçe artırması, bunun sonucu olarak da emek-meta ve iletişim sistemlerinin tüm dünyaya yayılması sürecinin vardığı bir sonuçtur. Küreselleşme olgusunun dünya çapında tartışılmasına daha çok 1980’li yıllarda başlaması sonrasında, özellikle 1999 yılında Seattle’da Dünya Ticaret Örgütü’ne yönelik düzenlenen protesto ve sonrası, bir bakıma küresel anlamda anti-kapitalist hareketlerin ilk kıvılcımı olarak adlandırılabilir. Böylece, 1990’lı yılların sonu bir yandan anti-kapitalist hareketlerin küresel olarak başladığı yıllar iken, diğer yandan ise iletişim teknolojilerindeki gelişmeler sayesinde (özellikle internet), haberleşme ve bilgi paylaşımı konularında birçok değişiklik yaşanmıştır. İnternet kullanımının artması ile birlikte, bilgi paylaşımı kolaylaşmış, haberler ise internet öncesi dönemde olduğu gibi birkaç kaynak içinde sıkışıp kalmaktan çıkmaya başlamıştır. Ancak, hemen belirtmek gerekir ki, internetin yayılmaya başladığı ilk andan bu yana, küresel açıdan internetin sunduğu potansiyel faydalar var olduğu gibi, ‘tehditler’ de bulunmaktaydı. Daha sonra, önceleri ‘yeni medya’ olarak adlandırılan internet ve dijital medya, sonraları ise, facebook, twitter gibi sosyal platformların yaygınlaşmasıyla ‘sosyal medya’ olarak adlandırılmaya başlayanmecra sayesinde bilgi akışı son derece hızlı bir hâl almış, insanlar, birbirleri ile eskiye göre çok daha hızlı bir şekilde iletişim kurabilme şansı yakalamıştır. Bu çalışma, intnernet ve sosyal medya kullanımından hareket ederek, anti-kapitalist hareketlerde internet ve sosyal medyanın ne oranda etkili olduğuna yönelik kuramsal bir araştırmanın ilk adımı olarak nitelendirilmelidir. Bunu yaparken, yakın zamanda sosyal medya ve politika, toplumsal olaylar üzerine yayımlanmış eserlerden yola çıkılmak suretiyle, Fukuyama’nın (1999) “komümizmin çöküşü” sonrası ifade ettiği “liberal kapitalizmin zaferi”nin, yine kapitalizmin içinden çıkıp çıkmadığını ve adına anti-kapitalist hareketler denilen toplumsal (ve küresel) olayların arkaplânında (eylemlerin plânlanması ve harekete geçilmesi vs.) sosyal medyanın ne ölçüde etkili olduğu araştırılacaktır.

Keywords: anti-kapitalist hareketler, sosyal medya, küreselleşme, aktivizm, iletişim teknolojileri