Journals / Türkiye İletişim Araştırmaları Dergisi / 2020 / Sayı: 35
Video Content Sharing Network Youtube As A Political Communication Campaign Tool: An Analysis On June 23, 2019 İstanbul Local Elections
- Issue
- 2020 · Sayı: 35
- Pages
- 92–114
- DOI
- —
Abstract
Developed by making use of internet technology and used in new media, social networks have started to draw the attention of political actors with features that distinguish them from traditional media, and have become one of the political communication tools. One of the social networks that creates a participation environment, YouTube is used by leaders and members of political parties for the purposes of reaching to the electorate and gaining their support. Accordingly, the research aims to investigate how Binali Yıldırım, the candidate of People’s Alliance, and Ekrem İmamoğlu, the candidate of Nation’s Alliance, use YouTube social media within the scope of their political campaign practices for Istanbul Metropolitan Mayorship election, which was repeated in June 23, 2019. In this context, as the research sample, total of 209 videos – which were shared during the period between May 6, when Istanbul election was cancelled by Supreme Election Board (YSK) and June 23, 2019, the date on which the election was repeated – are examined with the qualitative content analysis technique. As a result of the research, it was understood that İmamoğlu used YouTube platform more actively than Yıldırım in terms of both the number of videos shared and interaction status, and as far as the type of shared content is concerned. As a result of the analysis on shared content in the category of political advertising, it was understood that İmamoğlu used advertisements more actively for promoting past and future activities and adopted suggestion strategy, while Yıldırım preferred advertisements promoting the activities in the past and he mostly made use of image creation strategy.
Özet
İnternet teknolojisinden yararlanılarak gelişen ve yeni medya ortamında kullanımına başvurulan sosyal ağlar, geleneksel medyadan farklı özellikleriyle siyasal aktörlerin dikkatini çekmeye başlamış ve mesajların iletilebileceği araçlar olarak kampanya araçları arasına dahil olmuştur. Sosyal ağlar, iletilerin, çok kısa sürede dolaşıma girmesini sağlaması, eşik bekçisi gerektirmeden seçmene erişebilmesi, mesajlarının içerik üretimine katkıda bulunan ve aynı zamanda da tüketici olan kitleler tarafından tartışılarak yorumlanmasıyla katılıma olanak sağlamaktadır. Katılım ortamı yaratan ağlardan YouTube, Dünyada ve Türkiye’de en popüler video paylaşım platformu olarak, siyasal parti liderleri ve üyeleri tarafından seçmen kitleye erişmek ve desteklerini kazanmak amaçlarıyla kullanılmaktadır. Bu doğrultuda araştırma, 23 Haziran 2019 tarihinde tekrarlanan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçim kampanyası kapsamında Cumhur İttifakı’nın adayı Binali Yıldırım ile Millet İttifakı adayı Ekrem İmamoğlu’nun YouTube sosyal ağını kullanım pratiklerinin nasıl gerçekleştiğini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma, siyasal iletişim alanında Youtube sosyal ağının ilk kez ele alınacak olması nedeniyle önem taşımaktadır. Bu bağlamda, öncelikle iki adayın Youtube kanalları takip edilmeye başlanmış, araştırma örneklemi olarak seçilen İstanbul seçiminin Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından iptal edildiği 6 Mayıs ile seçimin tekrarlandığı 23 Haziran 2019 tarihleri arasında paylaşılan toplam 209 video incelenmiştir. Araştırma sonucunda, hem video paylaşım sayısı hem de etkileşim durumu açısından İmamoğlu’nun Youtube platformunu Yıldırım’dan aktif kullandığı; paylaşım türüne göre ise Ekrem İmamoğlu’nun en yoğun paylaşımının canlı yayın kategorisinde ve Binali Yıldırım’ın da basın toplantısı türünde gerçekleştirdiği anlaşılmıştır. Bu bulgu, sosyal ağların geleneksel medyanın tek yönlü kullanımına benzer kullanımı eğilimi olarak yorumlanmıştır. Siyasal reklamcılık türünde paylaşımların analizi sonucundaysa, İmamoğlu’nun geleceğe ve geçmişe yönelik icraatlar türünde reklamlarından daha aktif bir kullanım ortaya koyduğu ve öneri stratejisini benimsediği; Yıldırım’ın ise siyasal geçmişi ve deneyimine dikkat çekecek biçimde geçmiş icraatlara yönelik reklamları tercih ettiği ve ağırlıklı olarak imaj yaratma stratejisinden yararlandığı anlaşılmıştır.