Journals / Türkoloji Dergisi / 2014 / Cilt: 21 - Sayı: 2

MEHMET AKIF ERSOY AND TURKISH

Mehmet Âkif Ersoy ve Türkçe

Pages
93–112
DOI
—

Abstract

In our history of literature, Mehmet Akif Ersoy has professionally produced poems, prose, and he has also had important ideas. At the same time he is an expert on poems, prose and using Turkish correctly. He has produced excellent and original examples of the most natural and the plainest Turkish as seen in his works. His Turkish and the style of using Turkish according to his own point of view is worthy of study. He is a very good poet in terms of knowing Turkish, which is spoken by all Turkish folks in very different communities. He has not only used literary language which is spoken in Istanbul where he was born and grew up, but because he has been to Rumelia and Anatolia for his job, he has transferred words and idioms used by people in Rumelia and Anatolia to his poems. Therefore it is possible to see words and sayings, even slang, used by folk beside the most elegant words and forms of expressions of literary language. Thus, poems of Akif can also be evaluated as rich language material. This study will evaluate his use of Turkish in Safahat. In the introduction we briefly discuss how he started studying literature, the state of language used in his era and discussions related to language. We then describe his behaviour against these discussions. The chapter Mehmet Akif’in Dil Anlayışı frames his ideas in discussions about Turkish in his own era. The chapter Safahat’ta Türkçenin Kullanımı uses examples to demonstrate Mehmet Akif’s success in reflecting the richness of Turkish and his proficiency in using Turkish in his poems. The conclusion evaluates how he has made contributions to the development of Turkish by way of the language he has used in poems

Özet

Edebiyat tarihimizde büyük bir ustalıkla ortaya koyduğu manzumeleri, nesirleri ve fikirleriyle önemli bir yere sahip olan Mehmet Âkif Ersoy, aynı zamanda Türkçeyi kullanmadaki yetkinliğiyle de dikkatleri çeken bir şiir ve nesir üstadıdır. Mehmet Âkif, eserleriyle en sade ve en doğal Türkçenin seçkin, özgün örneklerini vermiştir. Mehmet Âkif’in dili ve Türkçeyi kendine özgü kullanma biçimi başlı başına bir inceleme konusudur. Âkif, çok farklı kesimlerden bütün Türk halkının konuştuğu Türkçeyi çok iyi bilen bir şairdir. O yalnızca doğup büyüdüğü İstanbul’da konuşulan edebî dili kullanmamış, bir halk adamı olarak halktan dostlarının, ayrıca memuriyeti gereği dolaştığı Rumeli ve Anadolu’da insanların kullandıkları kelimeleri ve deyimleri onların söyledikleri şekilde şiirlerine aktarmıştır. Bu yüzden edebî dilin en zarif kelimeleri ve ifade şekilleri yanında halkın kullandığı kelime ve tabirler, hatta argo, onun şiirlerinde rahatlıkla yer almıştır. Bundan dolayı Âkif’in şiirleri aynı zamanda zengin bir dil malzemesi durumundadır. Buradan hareketle bu makalede, Mehmet Âkif’in Safahat adlı eserinde kullandığı Türkçe ana hatlarıyla ele alınıp değerlendirilmiştir. Giriş’te, Mehmet Âkif’in edebiyat dünyasına adım atışı, içinde yaşadığı yıllarda dilin durumu ve dil konusundaki tartışmalar üzerinde kısaca durulmuş, şairin bu tartışmalar karşısındaki tutumuna değinilmiştir. Mehmet Âkif’in Dil Anlayışı başlığı altında, şairin Türk dili hakkındaki, daha çok kendi döneminde Türkçe üzerinde yapılan tartışmalar çerçevesindeki görüşleri ele alınmıştır. Safahat’ta Türkçenin Kullanımı bölümünde ise Mehmet Âkif’in, Türkçenin sahip olduğu zenginlikleri ve dili kullanmadaki üstün kabiliyetini şiirlerine ne kadar ustalıkla yansıttığı örnekler verilerek işlenmiştir. Sonuç’ta Mehmet Âkif’in, şiirlerindeki dil malzemesi üzerinden Türkçenin gelişmesine bulunduğu katkılar değerlendirilmiştir.

Keywords: Mehmet Âkif Ersoy, Türkçe, Safahat, söz varlığı, halk dili, konuşma dili, atasözü, deyim, argo.