Journals / Milli Folklor Dergisi / 2010 / Cilt: 11 - Sayı: 88

From savior to dirt lover crow: Transformation of crow in Turkish folk narratives

Kurtarıcı kargadan burnu pislikten çıkmayan kargaya: Türk halk anlatılarında karganın dönüşümü

Pages
57–65
DOI
—

Abstract

Since their black colors evoking death, their voices characterized as curse and their addiction to carcasses crows generally are depicted in many society almost completely negative meanings. In Turkish cultural history comprehension towards crow follows a transformation from positive to negative sense. The aim of this study is to show this transformation by using the narratives reflected to it. In this context oral and written creations of Turkish culture such as Vusun narratives, the story of Bugach Khan, Son of Dirse Khan in The Book of Dede Korkut, proverbs, lullabies and even like a memory about a crow related with the Mustafa Kemal Atatürk’s childhood are studied. In this way crow which occurs with the wolf together in Vusun narratives is characterized as completely positive meanings, with the influence of Islam is reflected in the book of Divan-ı Lügat’it Türk and the story of Bugach Khan, Son of Dirse Khan both positive and negative sense. In spite of having some positive meanings for semi-nomadic Oghuz Turks, crow with the effects of sedantarization is perceived as fully curse. Crow in cooperation with the wolf in first narratives it appears, isolated naturally and lost its divine peculiarities in sedentary life and has been reflected in contemporary folk narratives almost only negative features.

Özet

Kargalar, ölümü çağrıştıran kara renkleri, uğursuz olarak nitelenen sesleri ve leşlere düşkünlükleri ile pek çok toplumda genellikle kötülük ifadesi olarak görülmüştür. Türk kültür tarihindeyse kargaya yönelik anlayış, olumludan olumsuza giden bir dönüşüm izlemektedir. Bu çalışmanın amacı, bu dönüşümü, yansıdığı anlatılar üzerinden göstermektir. Bu çerçevede Vusun anlatıları, Dede Korkut Kitabı’ndan Dirse Han Oğlu Boğaç Han hikâyesi, atasözleri, ninniler, hatta Mustafa Kemal Atatürk’ün çocukluk yıllarına atfedilen karga hatırası gibi Türk kültürünün sözlü ve yazılı ürünleri incelenmiştir. Böylece karga, kurtla birlikte karşımıza çıktığı Vusun anlatılarında tamamen olumlu anlamlarla nitelenirken, İslamiyet’in etkisiyle birlikte, Divan-ı Lügat’it Türk’te ve Dirse Han Oğlu Boğaç Han hikâyesinde hem olumlu hem de olumsuz olarak yansıtılmıştır. Yarı göçebe Oğuz Türkleri için her ne kadar karga olumlu anlamlar taşısa da yerleşik yaşamın da etkisiyle karga tamamen uğursuz olarak görülmüştür. İlk anlatılarda kurtla beraber işbirliği halindeki karga, yerleşik yaşamda doğal olarak yalnızlaşarak tanrısal özelliklerini kaybetmiş ve günümüz halk anlatılarına neredeyse sadece olumsuz özellikleriyle yansıtılmıştır.