Journals / Milli Folklor Dergisi / 2016 / Cilt: 14 - Sayı: 111
Transformation of Words into Writing and Verbalization of Writing: Cönks
- Journal
- Milli Folklor Dergisi
- Pages
- 14–27
- DOI
- —
Abstract
Until today; there is enough information have gathered and published about meaning of cönks term, on it's word's root, and also it's function development timeline;. As far as known, the oldest cönk copy dates to XVth century. As in original literature, it is known that usage of cönk word in Turkish coincides to same century. Especially, cönks word mostly seen in second half of XVIIIth century's and in XIXth century. Cönks are texts that evolved "Daily connection" context, not in "ritual connection" context. With a clear statement, that is a convertions from oral text to written text. Text in cönks' creation process is not written, so they are not come up from spirit of writing. In this frame, most part of materials in cönks have produced in "primary oral culture" period, but we could say that they written in "secondary oral culture" period with oblivion inquietude. Cönks are put into writing in the sense of the notebook to be kept in mind in interpreting the autobiographical and cultural material in oral memory. In this context, it means keeping the time in paper and writing. However; it's clear that generally production method's not by writing. The most significant difference of this writings from others is including text that transferring from oral memory. So we can look at cönks as becoming text of word or transferring oral memory to written memory. The aim of this article is to getting understandable of this perception, to contribute about expantion of this event; context of understanding and evaluating cönks, to try an approach except classical descriptive methods
Özet
Cönkler hakkında gerek sözcüğün kökeni, türevleri ve gelişim çizgisi; gerekse terimin anlam dünyası üzerinde günümüze kadar yeterince bilgi derlenip toplanmış ve yayımlanmıştır. Bilindiği kadarıyla en eski cönk nüshası, XV. yüzyıla tarihlenebilmektedir. Cönk kelimesinin Türkçede kullanımının da aynı yüzyıla rastladığını biliyoruz. Cönklerin en fazla ise XVIII. yüzyılın ikinci yarısından sonra ve özellikle de XIX. yüzyılda görüldüğü söylenebilir Cönkler "ritüel iletişim" bağlamında değil "günlük iletişim" bağlamında gelişmiş yazılı metinlerdir. Daha açık bir ifadeyle sözlü metinlerin yazılı metne dönüştürülmesidir. Cönklerdeki metinlerin yaratım süreci yazılı değildir, yani cönklerdeki metinler yazının ruhundan ortaya çıkmış metinler değildir. Bu çerçevede cönklerdeki malzemelerin çok büyük bir kısmı "birincil sözlü kültür" döneminde üretilmiş, ancak "ikincil sözlü kültür" döneminde unutulma kaygısıyla yazılı hale getirilmişlerdir, diyebiliriz. Cönkler sözlü bellekteki otobiyografik ve kültürel malzemenin unutulmaması için yazıya geçirilmesi anlamında not defterleridir. Bu çerçevede zamanın kâğıt ve yazıda saklanması demektir. Ancak üretim şeklinin en azından genellikle yazıyla olmadığı açıktır. Diğer yazılı eserlerden belki de en önemli farkı sözlü bellekten yazıya geçirilmiş metinleri içermesi olsa gerektir. O halde cönklere genel çerçevede sözün yazılaşması veya sözlü belleğin yazılı belleğe aktarılması olarak bakabiliriz. Bu yazının da amacı işte bu algının anlaşılmasına, açılımına katkı sunmak; cönkleri anlama ve değerlendirme bağlamında klasik tasvirî yöntemler dışında bir yaklaşım denemektir