Journals / TÜBA-AR Türkiye Bilimler Akademisi Arkeoloji Dergisi / 2010 / Sayı: 13

ARCHAEOLOGICAL LANDSCAPES OF CENTRAL TRANSCAUCASIA: AN INVESTIGATION OF THE TBILISI-MTSKHETA REGION

ORTA TRANSKAFKASYA BOLGESiNiN KULTUREL QEVRESj VE TBILISI-MTSKHETA BOLGESi ARASTIRMALARI

Pages
293–312
DOI
—

Abstract

The landscape of the Caucasus is striking in its composition and diversity. This paper introduces a project exam­ining the complex archaeological landscapes of the Tbilisi-Mtskheta region in central Georgia, a region boast­ing a long human history and a substantial record of archaeological investigation. The study integrates legacy data from preceding archaeological investigations with GPS field survey and physical landscape features to cre­ate a comprehensive Geographic Information System for the region. Substantial archaeological sites and assem­blages in central Transcaucasia have received detailed attention but diachronic studies addressing these sites in relation to each other are rare. Rarer still are efforts to address the human history of the region within the con­text of a dynamic landscape. Doing so offers a new perspective on the rich record of central Transcaucasia and highlights the value of landscape as an analytical framework. Quantitative, distributional, and visibility analy­ses are applied to the archaeological record of the Late Bronze-Early Iron Age. Interpretation of the results with­in the context of the physical and social landscapes offers insight into the use and experience of the landscape. Investigations into the Late Bronze-Early Iron Age archaeological landscape showcase a new settlement and subsistence strategy established and developed within the Tbilisi-Mtskheta valleys

Özet

Bu yazı, Son Tunç ve İlk Demir Çağı'nda insanlar ve çevre arasındaki ilişkiyi "çevresel arkeoloji" kapsamın­da değerlendirmektedir. 2006yılında başlayan ve Gürcistan'da MÖ 4. binyıldan günümüze kadar gelen kültü­rel süreci kapsayan Tiflis-Mtskheta Projesinin ilk adımlarından biri yerel müze ve arşivlerden bilgi toplamak olmuştur. Daha sonra yerleşim yerleri, mezarlar, anıtlar ve dağınık buluntular olarak gruplara ayrılmışlardır. Çalışmalar sonucunda Mtskheta 'da 49, Tiflis’de 223 arkeolojik buluntu yeri saptanmış, veriler Coğrafi Enfor­masyon Sistemine ve veritabanlarına aktarılmıştır. Jeomanyetik yöntemler ve uydu fotograflarıyla desteklenen proje sayesinde Tiflis-Mtskheta'nın, tarihöncesi dönemlerden itibaren arkeoloji envanteri çıkarılabilmiştir.Son Tunç ve İlk Demir Çağı'nda, bölgede önemli kültürel değişiklikler görülmeye başlar. MÖ 1500-1300 ara­sında yerleşimlerin ve büyük mezarlıkların akarsu boylarında yoğunlaştığı görülmektedir. Çanak çömlek açısından çok büyük farklılıklar olmasa da, Son Tunç - İlk Demir Çağı 'nda maden eserlerin arttığını söylemek mümkündür. Mtskhetada Samtavro kültürünün, Tiflis'de ise Lchashen-Tsitelgori kültürünün yaygın olduğu söylenebilir. Sam-tavro ve Lchashen-Tsitelgori kültürleri arasında ölü gömme gelenekleri, maden kılıç ve benzeri savaş aletleri ve çanak çömlek açısından farklılıklar görülmektedir.İlk Demir Çağı'nda yerleşim yerleri sayıca artmakta ve hem yerleşimler, hem de mezarlıkların vadilerde yoğunlaş­mış durumda oldukları gözlenmektedir. Bu dönemde mimari açıdan benzerlik gösteren, içlerinde fırın yerleri ve sunak­ları olan tek odalı dikdörtgen biçimli yapılar dikkati çekmektedir. Yerleşim yerlerinin vadilerde olması olasılıkla çev­resel etkenlere bağlıdır. Ancak vadi yerleşimleriyle yakın ilişkilerini koparmayan dağ eteği yerleşimleri de görülür.Doğal çevre etkeni de göz önüne alınarak kapsamlı bir değerlendirme yapıldığında Transkafkasya'nın kültür tari­hi içindeki yeri alışılagelmişin ötesinde bir tablo oluşturmaktadır. Her ne kadar bu bölgede doğal çevreyi öğren­memizi sağlayan çalışmalar yeterince yapılmamışsa da, gene de eldeki verilere göre bölgeyi anlamamız açısın­dan bazı çıkarsamalar yapmamız olasıdır. Son olarak müze ve kütüphanelerin bilgi ve veritabanları açısından yetersiz olduğu bir gerçektir. Sayısal ortama geçişin bilgi depolama, arama ve analiz açısından gösterdiği kolay­lıkları göz önünde bulundurduğumuz zaman önemli kazanımlar sağladığı kuşkusuzdur.

Keywords: Doğal Çevre, Coğrafi Enformasyon Sistemi, Son Tunç Çağı, İlk Demir Çağı, Tbilisi, Mtskheta