Journals / Milli Folklor Dergisi / 2013 / Cilt: 13 - Sayı: 99
An analysis on oral literature studies in the 100th century of turkish folklore
- Journal
- Milli Folklor Dergisi
- Pages
- 127–136
- DOI
- —
Abstract
Even though the studies related to the popular culture in Turkey started with the various acti- vities of names such as Ziya Paşa, Namık Kemal, Şinasi, Ahmet Vefik Paşa in the second half of the century, Ziya Gökalp’s the article named “Halk Medeniyeti-I that was published in journal of “Halka Doğru” is demonstrated as a beginning. Folklore, that the West has accepted as a discipline for nearly three hundred years, is named as “halkiyat” (folklore) in this article, and this study achieves the con- dition of a milestone that stimulates its successors. A hundred years is a remarkable period in terms of being able to follow the developments of a discipline and its branches, and evaluate the studies done. This period is a hard duration in terms of evaluating at the same time. These type of evaluations pro- vide an important service to the staff of field. The studies that list the works done in the past and look critically are highly important in terms of lighting the way for the works to be done and that have to be done. Based on this idea, here we will try to assess the oral culture studies that are a significant branch of folklore in Turkey.
Özet
Türkiye’de halk kültürü ile ilgili yapılan çalışmalar Ziya Paşa, Namık Kemal, Şinasi, Ahmet Vefik Paşa gibi isimlerin çeşitli faaliyetleriyle 19. yüzyılın ikinci yarısında başlamış olsa da, başlangıç olarak Ziya Gökalp’in Halka Doğru dergisinde yayınlanan “Halk Medeniyeti -I Başlangıç” makalesi gösterilmektedir. Batının yaklaşık üç yüz yıldır bir bilim dalı olarak kabul ettiği halkbilimi, bu ma- kalede halkiyat olarak isimlendirilmiş ve bu çalışma ardıllarını hareket geçiren bir milat konumuna yerleşmiştir. Yüz yıl bir bilim dalının ve şubelerinin gelişimini takip edebilmek ve yapılan çalışma- ları değerlendirebilmek açısından dikkate değer bir süredir. Bu süre aynı zamanda değerlendirme yapılması bakımından zor bir süredir. Bu tip değerlendirmeler alanın çalışanlarına önemli bir hizmet sunmaktadır. Geçmişte yapılanların bir dökümünü çıkarıp eleştirel bir gözle değerlendiren çalışmalar gelecekte yapılacak ve yapılması gereken çalışmalara ışık tutması bakımından son derece önemlidir. Bu düşünceden hareketle biz de burada Türkiye’deki halkbilimi çalışmalarının önemli bir şubesi olan sözlü kültür çalışmalarına ilişkin bazı tespitlerde bulunmaya çalışacağız.