Journals / Milli Folklor Dergisi / 2013 / Cilt: 13 - Sayı: 99

“Being a foreigner”: Foreign folklorists in Turkish folklore history

Türk folkloruna dışarıdan bakmak: Türk folklor tarihinde yabancı folklor araştırmacıları

Pages
63–76
DOI
—

Abstract

Folklore is a scientific branch that comes out from Europe. Basically the first term folklore studies in Turkey, i.e. recognition and acceptance of the discipline, benefitted from European experience and guidance. This situation can be clearly seen in the first articles related to folklore term. In this article, the role of the foreign folklorists in Turkish folklore, how they benefitted from “being a foreigner” and what they changed in Turkish folklore through their studies are discussed. Considering large numbers of foreign folklorists, who study on Turkish folklore, are preferred to handle in chronological order. Thus, the studies of the folklorists extending from Ignác Kunόs who conduct field works in Anatolia in the era of Ottoman State to Belá Bartόk, Wolfram Eberhard and Warren S. Walker are investigated. The preference of selecting foreign folklorists according to chronological order is due to understand the changes and transformations more clearly in Turkish folklore history. Primarily, foreign folklorists helped Turkish researchers to increase their interest towards oral culture, in other words, to explore Turkish folklore. “The method problem” arising with the recognition of folklore discipline solved thro- ugh translations of foreign folklorists’ studies and sharing their experiences. From this study it is found out that foreign folklorists, working in different universities in Turkey, carried out researches based on “raw data and analysis” through realizing field works on Turkish folklore and analysing these data based on the theory and tendency of the interested period. It is determined that, the perception of fore- ign folklorists as the mediators for introducing Turkish culture and folklore to foreign countries become more clear in the last terms of Turkish folklore history.

Özet

Folklor, Avrupa’da ortaya çıkmış bir bilim dalıdır. Türkiye’de özellikle ilk dönem folklor çalış- malarında, disiplinin tanınmasında ve yerleşmesinde Avrupa deneyiminden ve yol göstericiliğinden yararlanılmıştır. Bu durum, folklor terimi ile ilgili ilk yazılarda da kendini açık bir biçimde hissettirir. Bu yazıda, Türk kültürü ve folkloru üzerine eserler veren yabancı folklorcuların Türk folklorundaki yeri, araştırdıkları kültür içerisinden gelmemekten kaynaklanan “dışarıdan bakış”tan nasıl yararlan- dıkları ve çalışmalarıyla Türk folklorunda neleri değiştirdikleri konuları ele alınacaktır. Türk folkloru üzerine çalışan yabancı folklorcuların sayısının fazlalığı dikkate alınarak kronolojik bir düzen içeri- sinde seçilen yabancı folklorcular üzerinde durulması tercih edilmiştir. Bu nedenle Osmanlı Devleti döneminde Anadolu’da alan çalışmaları gerçekleştiren Ignác Kunόs’tan, Belá Bartok, Wolfram Eber- hard ve Warren S. Walker’a uzanan bir çizgide yabancı folklorcuların Türk folkloru üzerine çalışmaları değerlendirilmiştir. Türk folklor tarihinde yaşanan değişimleri ve dönüşümleri daha net görebilmek için yabancı folklorcuların seçiminde kronolojik bir düzen gözetilmiştir. Yabancı folklorcuların önce- likle Türk araştırmacıların halkın sözlü ürünlerine olan ilgilerinin artmasında diğer bir ifadeyle Türk folklorunu keşfetmelerinde yardımcı oldukları görülmüştür. Folklor disiplininin tanınmasıyla birlikte baş gösteren “metot sorunu” yine yabancı folklorcuların eserlerinden yapılan çeviriler ve Türkiye’ye bizzat davet edilmeleriyle birlikte deneyim paylaşımıyla aşılmaya çalışılmıştır. Türkiye’deki Üniversi- telerde görev yapan yabancı folklorcuların, Türk folkloruna ilişkin hem alan çalışması yaparak hem de alan çalışması sırasında elde ettikleri verileri dönemin kuramları ve eğilimleri eşliğinde analiz ederek “ham veri ve çözümleme” içeren araştırmaları gerçekleştirdikleri görülmüştür. Yabancı folklorcuların temelde Türk kültürünün ve folklorunun yurt dışına tanıtılmasını sağlayan aracılar olduğu algısının da Türk folklor tarihinin son dönemlerinde belirginleştiği tespit edilmiştir.