Journals / Milli Folklor Dergisi / 2013 / Cilt: 13 - Sayı: 100

Safeguarding the tangible and intangible cultural heritage together.

Somut ve somut olmayan kültürel Mirası birlikte koruyabilmek

Pages
61–71
DOI
—

Abstract

“Constant” form of tangible cultural heritage and formation of intangible cultural heritage according to life dynamics brought different problems in the approaches of protecting culture with them. In the 1989 Recommendation by UNESCO, while the word “preservation” is used in order to give the meaning of protecting folklore, in the Agreement of Protecting Intangible Cultural Heritage the word “safeguard” is preferred; this difference in words is significant as it signalizes the difference between two heritages. When protection approaches are analyzed, it is seen that material culture can be explained through the words such as “constancy” and “consistence” while intangible cultural heritage can “change” and “transform” with people and according to contexts. Despite these differences, it is impossible to think tangible culture apart from the people that create it and practices around it, and to think intangible cultural heritage apart from the material contexts through which it continues. Thus, it is possible to say that tangible culture will transform into a dead object and intangible cultural heritage will lose its dynamic form when it is separated from the context that creates it. In this text, totalitarian protection approaches about material culture and intangible cultural heritage on the basis of 1972 Convention concerning the protection of the World Cultural and Natural Heritage,1989 Recommendation on the Safeguarding of Traditional Culture and Folklore, 2003 Convention Safeguarding Intangible Heritage, 2004 Yamato Declaration, will be analyzed. These approaches are discussed through issues such as changing context of intangible cultural heritage and reproduction of it, city culture and museums.

Özet

Maddi kültür mirasının ‘‘durağan’’ yapısı, somut olmayan kültürel mirasın ise yaşam dinamiklerine göre biçimlenişi kültür koruma yaklaşımlarında birbirinden farklı sorunları beraberinde getirmiştir. UNESCO tarafından hazırlanan 1989 Tavsiye Kararı’nda folklorun korunmasını ifade etmek için preservation (koruma) kelimesi kullanılırken, Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesinde safeguard (bağlamında yaşatma) kelimelerinin tercih edilişi de her iki miras arasındaki farkı belirginleştirmesi bakımından önemlidir. Koruma yaklaşımları incelendiğinde maddi kültür “değişmezlik” “sabitlik” gibi kavramlarla açıklanabilirken somut olmayan kültürel mirasın kendisini yaşatan insanlar ve bağlamlarla birlikte “değişim” ve “dönüşüm” geçirdiği görülmektedir. Sözü edilen bu farklılıklara rağmen maddi kültürün kendisini oluşturan insanlardan ve etrafında oluşan uygulamalardan, somut olmayan kültürel mirasın ise kendisine yaşam alanı bulduğu maddi bağlamlardan ayrı düşünülmesi mümkün değildir. Buradan hareketle maddi kültürün tek başına cansız bir nesneye dönüşeceği somut olmayan kültürel mirasın ise kendisini oluşturan bağlamlardan ayrı korunduğunda dinamik yapısını kaybedeceğini söylemek mümkündür. Bu yazıda UNESCO tarafından hazırlanan 1972 Dünya Doğal ve Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi, 1989 Geleneksel Kültür ve Folklorun Korunması Tavsiye Kararı, 2003 Somut Olmayan Kültürel Miras Sözleşmesi, 2004 Yamato Deklarasyonu’ndan hareketle maddi kültür ve somut olmayan kültürel miras üzerine geliştirilen bütüncül koruma yaklaşımları incelenmektedir. Bu yaklaşımlar, somut olmayan kültürel mirasın değişen bağlamı ve yeniden üretilişi, kent kültürü ve müzeler gibi konular üzerinden tartışılmaktadır.