Journals / Milli Folklor Dergisi / 2014 / Cilt: 13 - Sayı: 104

Men’s masculinity put to test in the struggle for power

İktidar olma sürecinde erkeklerin erkeklikle imtihanı

Pages
110–127
DOI
—

Abstract

A large number of works in the field of gender studies are about women. Yet, it is equally essen- tial to know about men and masculinity for a wider comprehension of the field. Masculinity acquires different meanings according to the time, the culture and the society in which we live in. In this study, masculinity is essentially regarded as an identity acquired in a social process and not as an inborn property. The socializing individuals become “men” and “women” by responding to the expectations of the society. In the public space, men always have to prove their “masculinity”. Circumcision, the mili- tary service, job seeking and marriage are important stages in one’s adventure of “becoming a man”. While circumcision is a religious requirement, it is nevertheless connected with masculinity. Similary, the military service goes beyond being a duty to be fulfilled by the men in a certain period; it is regarded as a debt to the country, as part of a man’s honour. So the men who have not served in the military are considered as imperfect with regard to their “masculinity”. For those who passed through circumsition and the military, the next “tests” to be passed are job seeking and marriage. Throughout their life, men are tested through and expected to complete these four processes in the cultural environment. In this study, through interviews with 27 persons, we investigated how and in what feelings these persons experienced the above “tests”.

Özet

Toplumsal cinsiyet çalışmaları içinde, kadın çalışmaları ağırlıklı bir yertutar. Oysa alanın zenginleşmesi için erkekleri de anlamak gerekir. Erkekliğin, sabit olmayan, zamana, kültüre ve topluma bağlı olarak değişen anlamları vardır. Bireyler toplumsal yaşantı içinde sosyalleşirken, toplumun bek- lentilerini karşılayarak “kadın” ya da “erkek” olurlar. Bu çalışma, erkekliği doğumsal bir olgu olmak- tan çok, toplumsal süreçlerde kazanılan bir kimlik şeklinde ele almakta, sünnet, askerlik, iş bulma ve evliliği, erkeklerin “erkek olma sürecinde” geçmesi gerekli bir “imtihan” niteliğinde değerlendirmekte- dir. Erkekler, kamusal göz önünde sürekli “erkekliklerini” kanıtlamak zorundadır. Sünnet, askerlik, iş bulma ve evlilik bir erkeğin “erkek oluş serüvenin” önemli menzilleridir. Sünnet, ülkemizde dinî bir gereklilik olarak uygulansa da erkeklik ile bağlantılandırılmıştır, bunun gibi askerlik de belli sü- relerde erkeklerin yerine getirmesi gerekli bir görev olmaktan çıkarılmış, toplumsal hafızada vatan borcu ve namus eşitlenmiştir. Bu nedenle askerliğini yapmayan erkekler “erkeklik” açısından kusurlu sayılmaktadır. Sünnet ve askerliği “başarı” ile atlatan erkeğin diğer önemli “imtihan”ları, iş bulmak ve evlenmektir. Erkekler doğumlarından itibaren, kültürel ortamda bu dört süreç içinde sınanmak- ta ve onlardan bu süreçleri başarıyla tamamlamaları beklenmektedir. Çalışmada, 27 görüşmeci ile derinlemesine görüşmeler yapılarak, erkeklerin bahsi geçen süreçlerde hangi duyguları yaşadıkları, bu süreçleri nasıl deneyimledikleri araştırılmıştır. Sonuç olarak, erkeklerin geçtiği her aşamada erkekliklerinin ispat edilmesinin gerekliliği, erkekliğin verili bir olgu olmaktan çok toplumsal yaşantıda zorlukları aşarak kazanıldığı gösterilmiştir.