Journals / Milli Folklor Dergisi / 2014 / Cilt: 13 - Sayı: 104
Folk-tale teller kezban karakoç from Balıkesir in context of localization, performance and bodylore
- Journal
- Milli Folklor Dergisi
- Pages
- 46–59
- DOI
- —
Abstract
The folktale is one of the most studied topics in the folk literature. Specifically, in the folk tale studies conducted in Turkey, it is noteworthy that text-based theories and methods are generally pre- ferred and used. Text-based approaches are observed not only in the study of folk tales but also in the determination and identification process of the characteristics of folk tales. The folk-tale, which is defined as a genre where made-up and imaginary events are told and the folk-tale tellers are also sidelined because of such text-based approaches. Yet, like every people-based product, folk tales are as- sociated with the narrators biography, her perspectives, stance, and social context, and she definitely reflects these on her tales. Moreover, storytelling is not merely a text transfer, but it is a social and com- municative phenomenon on which certain functions are loaded in the framework of certain conventions, and it also includes processes like the use of voice, gestures and facial expressions of the folk-tale teller and reactions of the audience. In this study, by using forty one folk tale samples compiled from Kezban Karakoç, a folk-tale teller from Balikesir, as the benchmark, the narrators effects on the narration and the interactions and communications emerging between the narrator and the audience are analyzed. The problem of localization of the tales in general or specifically by the narrator has been detected in the samples taken from the narrators repertoire. In addition, whether the narrators gestures and facial expressions during the narrations can be considered as bodylore was discussed.
Özet
Masal, halk edebiyatının en çok araştırılan türlerinden biridir. Türkiyede yürütülen masal araş- tırmalarında genellikle metin merkezli kuram ve yöntemlerin tercih edildiği veya kullanıldığı dik- kati çekmektedir. Metin merkezli yaklaşımlar, sadece masalların incelenmesinde değil, masal türü- nün tanımlanması ve özelliklerinin belirlenmesinde de kendini hissettirmektedir. Uydurma ve hayal mahsulü olayların anlatıldığı bir tür olarak tanımlanan masalın anlatıcıları da bu metin merkezli yaklaşımlar çerçevesinde kısmen göz ardı edilmektedir. Oysaki her halk bilgisi ürünü gibi masal da anlatıcısının biyografisi, hayata bakışı, belirli olaylar karşısındaki duruşu, yaşadığı sosyal çevre ve şartlarla ilişkilidir ve masal anlatıcısı masala bu özellikleri mutlaka yansıtır. Dahası masal anlatımı sadece bir metin aktarımı değil, bir gelenek çerçevesinde belirli işlevleri yüklenen sosyal ve iletişimsel bir olaydır ve anlatıcının sesini kullanışı, jest ve mimikleri ve de dinleyicilerin tepkilerini de içeren bir süreçtir. Bu makalede, Balıkesirli masal anlatıcısı Kezban Karakoçtan derlenen kırk bir masal örne- ğinden hareketle masal anlatıcısının anlatıya etkisi, anlatım ortamı içerisinde dinleyici ve anlatıcıların iletişimi ve etkileşimi incelenmiş, masalların yerelleşmesi veya anlatıcı tarafından yerelleştirilmesi sorunu anlatıcının repertuvarından alınan örneklerde tespit edilmiş, anlatım anında anlatıcının jest ve mimiklerinin beden folkloru olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği tartışılmıştır. Ayrıca ma- salın, anlatıcılar tarafından yerelleştirilmesi ve anlatım anında beden folkloru olarak değerlendirilebi- lecek anlatıcıya ve yöreye özgü hareketler ile gerçeklik algısına dönüşümü belirlenmeye çalışılmıştır.