Journals / Turkish Academic Research Review / 2020 / Cilt: 5 - Sayı: 1
The Examination Of The Dogme 95 Movement In Cinema Through The Movie “Idiots”
- Pages
- 31–50
- DOI
- —
Abstract
Civilization process and developments in the field of technology have brought economic, social and cultural changes and led to the emergence of new approaches and formations with the driving force of these transformations. One of the areas where these transformations have occurred is cinema. These formations that emerged in cinema developed under the leadership of various intellectual groups, schools or field-specific magazines. The main objectives of these formations are to present narratives that can meet the social, political and cultural needs of the period. One of these formations is the Dogme 95 movement, which opposes the traditional and contemporary narrative with its manifesto. The Dogme 95 movement, which states that filmmaking can only be performed within certain rules, defines cinema as an illusion cinema and sees it as a medium where high-colored visual elements are used to produce hollow movies. According to this movement, the main duty of the director who shoots the movie should be to reveal the truth in the narrative rather than creating an illusion with artificial action and artificial characters. The aim of this study is to clarify the concept of "Dogma 95", which exhibits an contrary attitude towards mainstream cinema, and to determine whether the movie "Idiots”, which was directed by Lars von Trier and shot in line with the manifesto, bears the characteristics of the movement in terms of narrative features. The neo-formalist approach developed by Bordwell and Thompson was used as the method for this study.
Özet
Uygarlık süreci, teknoloji alanında yaşanan gelişmeler gerek ekonomik, sosyal ve kültürel değişimleri getirmiş gerekse de bu dönüşümlerin itme gücüyle yeni yaklaşımlar ve oluşumların ortaya çıkarmıştır. Bu oluşum alanlarından biri de sinemadır. Sinema da ortaya çıkan bu oluşum alanı çeşitli düşünsel gruplar, okul veya alana özgü bir dergi öncülüğünde olmuştur.. Bu oluşumların temel amaçları ise içinde bulunulan dönemin sosyal, siyasal ve kültürel ihtiyaçlarına karşılık verebilecek anlatılar sunmaktır. Mevcut olan bu oluşumlardan biriside yayınladığı manifestoyla adını duyuran Dogma 95 akımıdır. Film yapımının ancak belli kurallar çerçevesinde çekilebileceğini belirten Dogma 95 akımı, ana akım sinemayı illüzyon sineması olarak nitelemektedir. Bu akıma göre ana akım sinema, şaşalı görsel unsurları kullandığı ancak buna karşın içi boş filmlerin üretildiği bir mecradır. Dogma 95 akımına göre, sinema filmi çeken yönetmenin asli görevinin, yapay aksiyon ve yapay karakterlerle bir ilizyon yaratmaktan çok anlatıdaki gerçeği ortaya çıkarmak olmalıdır. Geleneksel sinema anlatı yapısını karşısında yer alan bu akım sinemada saflığı ve ‘‘iffet yemini’’ gibi bir söylemle ahlaki değerlere vurgu yaparak arınmayı savunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, ana akım sinemaya karşı bir tutum sergileyen Dogma 95 akımına açıklık getirmek ve yayınlandığı manifesto doğrultusunda Lars von Trier tarafından çekilen “Budalalar” filminin anlatı özellikleri bakımından, akımının manifestosunda belirttiği özellikleri taşıyıp taşımadığını saptamaktır. Çalışmada yöntem olarak, Bordwell ve Thompson tarafından geliştirilen neoformalist yaklaşım kullanılmıştır.