Journals / Turkish Academic Research Review / 2021 / Cilt: 6 - Sayı: 5

Kürdîlihicazkâr Mevlevî Âyin by Tolga Bektaş

Tolga Bektaş'ın Kürdîlihicazkâr Makamında Mevlevî Âyini

Pages
1578–1604
DOI
—

Abstract

Mevlevîlik is a religious order is based on the teachings of the mystic Mevlâna Celâleddîn-i Rûmî (1207–1273) and is founded by his son Sultan Veled in the latter period of the Seljuk Sultanate of Rum in Konya in Anatolia. A Mevlevî âyin is a musical form composed to accompany the mukâbele (or the semâ ceremony) of Mevlevîlik, which is known to have played a significant role in the development and proliferation of Turkish music. An âyin is performed with the participation of semâzen (the whirling dervishes), âyinhan (vocals) and mutrib (instruments). The Mevlevî âyin is music composed on the poetry of Mevlânâ found in his works such as the Mesnevî, Dîvân-ı Kebîr ve Rubâiyyat, although it is not uncommon to find excerpts from other poets made part of the lyrics. Many âyin composed in various makam (mode) have survived to date and continue to be performed as a musical piece. The 18th and 19th centuries have seen an increase in the number of Mevlevî âyin compositions, which has declined in the first half of the 20th century, only to increase in the latter half. Whilst existing studies on the Mevlevî âyin mention âyins previously composed in makam kürdîlihicazkâr– a mode that is relatively new compared to the more ancient makam of classical Turkish music– their music has not survived to date. This paper analyses the musical composition of the âyin in the makam kürdîlihicazkâr composed by Tolga Bektaş in 2005 with respect to its rhythmic (usûl) and makam structure.

Özet

Mevlâna Celâleddin-i Rûmî’nin (1207–1273) fikirlerini temel alan, oğlu Sultan Veled tarafından Anadolu Selçuklu Devleti’nin son zamanlarında Konya’da kurulan ve temel öğretisi ilâhî aşk olan Mevlevîlik, Mevlâna’ya bağlı, Mevlâna’nın düşüncelerini, yaşantısını benimsemiş, onun tarikatına bağlanmış ve yolundan giden kişilerin oluşturduğu bir tarikattır. Mevlevîliği diğer oluşumlardan farklı kılan pek çok özellik olmakla birlikte en önemlisi hiç kuşkusuz bütün incelikler, adap ve erkânla kuralları tespit edilmiş olan semâ töreni ve Mevlevî müziğidir. Mevlevî âyinleri, Türk mûsikîsinin gelişmesi ve yaygınlaşmasında önemli bir rol oynayan Mevlevîlikte semâzenler, âyinhanlar ve mutribin katılımıyla gerçekleşen ve “mukâbele” olarak adlandırılan semâ töreni esnasında icrâ edilmek üzere bestelenmiş eserlerdir. Mevlevî âyinleri, makam, usûl, geçki ve seçilen şiirlerle kullanılan usûller arasındaki ilişki bakımından öğretici eser özelliği taşıması sebebiyle Türk mûsikîsi eğitiminin en önemli unsurlarından biri olarak kabul edilmektedir. Türk mûsikîsinde bestekârlıkta ustalık seviyesinin bir göstergesi olarak kabul edilen Mevlevî âyini bestelerinin ilk örnekleri, XVI. yüzyılda bestelenen, bestekârları bilinmeyen, bilinen en eski Mevlevî âyinleri olması ve diğer Mevlevî âyin bestelerine örnek teşkil etmesi sebebiyle beste-i kadîm olarak isimlendirilen pençgâh, dügâh ve hüseynî makamlarındaki âyinlerdir. Genellikle Hz. Mevlâna’nın Mesnevî, Dîvân-ı Kebîr ve Rubâiyyat’ından alınan şiirler üzerine bestelenen Mevlevî âyinleri, günümüze kadar birçok makamda bestelenmiş ve icrâ edilmiştir. XVIII. ve XIX. yüzyıllarda beste sayısı itibariyle artış gösteren Mevlevî âyinleri, tekkelerin kapatıldığı XX. yüzyılın ilk yarısında önceki yüzyıla nazaran azalmış, fakat ikinci yarısından itibaren yeniden artmıştır. Mevlevî âyinleri ile ilgili yapılan çalışmalar notasına ulaşılabilen –ve Türk mûsikîsinin diğer kadîm makamlarına nisbeten yeni bir terkib olan– kürdîlihicazkâr makamında bir Mevlevî âyini olmadığını belirtmektedir. Bu çalışmada Tolga Bektaş tarafından 2005 yılında bestelenen kürdîlihicazkâr makamındaki Mevlevî ayini notası ile gösterilerek, usûl ve makam açısından incelenmiştir.

Keywords: Mevlevî Âyini, Kürdîlihicazkâr, Âyin, Dinî Mûsikî, Türk Din Mûsikîsi