Journals / Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi / 2021 / Cilt: 2 - Sayı: 2
RIGHT TO INFORMATION OF THE PUBLIC AND INDIVIDUALS
- Pages
- 511–527
- DOI
- —
Abstract
The right to information which is an important instrument to prevent failure in governance, illegitimate actions, and faults of government, is a right that enables individuals to be informed about issues that are related to them and the public. That is why, the right to information is regarded as a complementary element of freedom of expression. The most important demonstration of this are European Court of Human Rights’ decisions which state that restriction of individuals’ access to information amounts to violation of freedom of expression, although the right to information is not directly specified in the European Convention on Human Rights. According to decisions of European Court of Human Rights which are mentioned above whether the restriction of access to information constitutes an interference with the freedom of expression shall be examined taking into accountspecific criteria which is presented by the European Court of Human Rights. This study includesbackground and development process of the right to information under both national and internationallaw. Moreover, criteria that are offered and applied by the European Court of Human Rights to casesare related to the right to information, are discussed within the scope of Cangı v. Turkey Judgmentmade in 2019.
Özet
İdarenin yönetimi sırasında oluşabilecek hata, hukuka aykırılık ve kusurların önlenmesinde önemli bir araç olan bilgi edinme hakkı, her şeyden önce bireylerin kendilerini ve toplumu ilgilendiren konularda bilgilenmesine zemin hazırlayan bir hak olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenledir ki, bilgiye erişim ve bilgi edinme hakkı düşünce ve ifade özgürlüğünün tamamlayıcı bir unsuru olarak kabul edilmektedir. Bu kabulün en büyük göstergesi, bilgiye erişim hakkının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde açıkça düzenlenmemiş olmasına karşılık Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bilgiye erişim hakkının kullanılmasının engellenmesi halinde ifade özgürlüğüne aykırılığın söz konusu olacağı şeklinde verdiği hükümlerdir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bu yöndeki kararları incelendiğinde, bilgi edinme hakkının ihlalinin ifade özgürlüğünün ihlali olarak değerlendirilebilmesi için somut olayın bazı testlere tabi tutulduğu ve buna göre hüküm kurulduğu görülmektedir. Çalışmamızda öncelikle bilgi edinme hakkının gerek uluslararası gerek ise ulusal hukuk düzlemindeki ortaya çıkış ve gelişim süreci ele alınacaktır. Ardından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bilgi edinme hakkına ilişkin davalar bağlamında geliştirip başvurduğu ölçütler, 2019 yılında verilmiş Cangı v. Türkiye kararı ışığında incelenecektir.