Journals / Sosyolojik Düşün / 2022 / Cilt: 7 - Sayı: 1
RETHINKING SPACE IN GERONTOLOGY
- Journal
- Sosyolojik Düşün
- Pages
- 32–53
- DOI
- —
Abstract
Environmental gerontology, which is a basic discipline in aging studies, was discussed around the ecological perspective in the first years, and recently it has been discussed by taking the critical perspective to the center. One of the underlying reasons for this is that today's cities have begun to take shape around Neoliberal policies. In cities produced with neoliberal rationality, the meaning of quality of life is shaped by consumption and existing inequalities are getting deeper. It is seen that the elderly are among those affected by these inequalities. Today's Neoliberal political economy is reshaping aging through poverty and disadvantage. But in urban matters, the elderly are often an invisible subject. In this study, the relationship between aging and space is discussed by bringing together the perspectives and opportunities offered by the disciplines of urban sociology and gerontology. It focuses on creating a theoretical link between the two disciplines and discussing the current situation in this context. Finally, rights-based approaches are discussed as a solution proposal against the social and spatial context that this view points to.
Özet
Yaşlılık çalışmalarında temel bir disiplin olan mekân gerontolojisi, ilk yıllarda ekolojik perspektif etrafında ele alınırken, son zamanlarda ise eleştirel bakış açısı merkeze alınarak tartışılmaya başlanmıştır. Bunun altında yatan sebeplerden bir tanesi günümüz kentlerinin Neoliberal politikalar etrafında şekillenmeye başlamasıdır. Neoliberal rasyonalite ile üretilen kentlerde yaşam kalitesinin anlamı tüketime göre şekillenmekte ve var olan eşitsizlikler daha da derinleşmektedir. Bu eşitsizliklerden etkilenenler arasında yaşlıların da olduğu görülmektedir. Bugünün Neoliberal ekonomi politiği yaşlılığı yoksulluk ve dezavantajlılık üzerinden yeniden şekillendirmektedir. Fakat kentsel konularda yaşlılar genellikle görünmez bir özne konumundadır. Bu çalışmada yaşlılık ve mekân arasındaki ilişki, kent sosyolojisi ve gerontoloji disiplinlerinin sunduğu bakış açıları ve imkânları bir araya getirilerek ele alınmaktadır. İki disiplin arasında kuramsal bir bağın oluşturulabileceğine ve mevcut durumun bu bağlamda tartışılabileceğine odaklanılmaktadır. Son olarak ise bu bakışın işaret ettiği toplumsal ve mekânsal bağlam karşısında bir çözüm önerisi olarak hak temelli yaklaşımları tartışmaya açılmaktadır.