Journals / Sosyal Bilimler Araştırma Dergisi / 2019 / Cilt: 8 - Sayı: 2

The Comperative Analysis of the Concept of Euthanasia in regard to Teleology, Deontology and Meta-Ethic

Ötenazi Kavramının Teleolojik, Deontolojik ve Meta-Etik Teoriler Bağlamında Karşılaştırmalı Analizi

Pages
126–142
DOI
—

Abstract

Modern-day individuals exist within a cultural process; in which society’s dynamics are simultaneously determined either by being similarised or distilled. Now that the process of segregation or integration is dominated by the cultural industry, the need for cultural navigations are needed more than ever if an individual to complete the process of building an identity or a significant belonging. If the individual aspire to distinguish between; good/bad, right/wrong or beneficial/vain - in an ever going salvo of informatics, he/she must comprehend the owned systematic idea in detail and ensure a sceptical, consistent and sustainable vision. This complexity and transitivity make the facts and events harder to understand. The purpose of this article is to help the individual to choose between many right acts; what’s best for his/her identity or fitting to a societal being. Ethics is a state of affairs which deputise right and wrong acts in regard to social and humanitarian level. This article is written to emphasis on the noncontradiction in individual’s process of interpretation - regarding to his/her self and environment’s different approach of right and coherent. Article will analyse the 3 basic ethics theory in today’s inter-disciplinary ethical discussion within the notion of euthanasia concept. In the article, I will examine which one’s euthanasia concept is ethical, which one’s not and which one adapts a vague or vagabond approach.

Özet

Günümüz bireyi, küreselleşme içerisindeki toplumsal dinamiklerin bir yandan aynılaştırdığı diğer yandan tıpkısı gibi görülen birçok olguyu farklılaştırdığı ve bunları eşanlı bir şekilde gerçekleştirdiği bir kültürel süreç içerisinde yaşamaktadır. Bu ayrışma ve bütünleşme süreci içerisinde bir yandan da kültür endüstrisinin toplumsal tahakkümünde bulunan bireyin, kimliğini ve aidiyetini inşa etme sürecinde kültürel yol göstericilere duyduğu ihtiyaç tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar fazladır. Enformasyon bombardımanı içinde neyin iyi/kötü, doğru/yanlış, faydalı/faydasız olduğunu ayırt etmek için birey, sahip olduğu sistematik fikri etraflıca anlamalı, tutarlılık ve süreklilikten taviz vermeden sorgulayıcı bir bakış edinmelidir. Bu makalenin yazılma amacı da bu karmaşıklık ve geçişkenlik durumunun olgular ve olayların algılanışında yarattığı güçlük birden çok doğru ve bu doğruların içinde bireyin ve toplumun kendi doğrusunu bulmasının güçlüğünün anlaşılmasına katkı sağlamaktır. Yine bu makale insan ve toplum düzeyindeki yapıp etmelerin faydalılığını ve evrenselliğini olumlayıp yanlışlayan bir olgu olarak etiğin, bireyin bu kendini ve çevreyi tanıma sürecindeki bakış açısı farklılığının ve bu farklılığın etik doğruluk kavramıyla çelişmezliğinin anlaşılması için yazılmıştır. Makale farklı perspektiflere sahip 3 temel etik teorisini günümüzün disiplinler arası etik tartışmasının odağında olan ötenazi kavramı çerçevesinde ayrı ayrı inceleyecektir. Makalede etik teorilerin hangisinin ötenazi kavramına etik, hangisinin etik dışı, hangisinin belirsiz yahut kararsız tutum takındığının anlaşılmasına çalışılacaktır.

Keywords: Etik, Küreselleşme, Ötenazi, Teleoloji, Meta Etik