Journals / Sağlık Akademisyenleri Dergisi / 2019 / Cilt: 6 - Sayı: 4

Determination of the relationship between level of coping with stress and medical malpractice tendency in nurses

Hemşirelerde stresle baş etme ve tıbbi hataya eğilim düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi

Pages
288–294
DOI
—

Abstract

Aim: This study had performed to determine the relationship between level of coping with stress and medical malpractice tendency in nurses. Method: The sample of the descriptive and analytical study was consisted of 197 nurses who worked in a training and research hospital between February and March 2018 and volunteered to participate in the study. The data were collected by ”Nurse Information Form”,”Ways of Coping Determination of the Relationship Between Level of Coping with Stress and Medical Malpractice Tendency in Nurses Inventory (WCI)”, “Medical Malpractice Tendency in Nursing Scale (MMTNS)”. In the evaluation of the data, descriptive statistics, Mann-Whitney U Test and Spearman’s Correlation Test were used. Findings: Nurses’ mean scores of WCI were 1.84±0.43 for self-confident approach, 1.80±0.40 for optimistic approach, 1.27±0.47 for helpless approach, 1.27±0.54 for submissive approach and social support seeking approach 1.79±0.42. The mean scores of nurses from the MMTNS were 4.65±0.36 for drug and transfusion applications, 4.52±0.48 for fall prevention, 4.47±0.44 for infection prevention, 4.31±0.53 for patient monitoring and material device safety, and 4.11±0.69 for communication. The difference between the mean scores of the nurses who were educated about medical errors (9.33±1.91) and not (8.48±2.14) was statistically significant (p<0.05). It was determined that there was a relationship between medical malpractice tendency and self confidence coping style of nurses (p<0.05). Conclusion: It was determined that nurses used problem-focused coping ways and their medical malpractice tendency was low.

Özet

Giriş ve Amaç: Bu çalışma, hemşirelerde stresle baş etme ve tıbbi hataya eğilim düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı ve analitik olarak yapılan çalışmanın örneklemini, Şubat-Mart 2018 tarihleri arasında bir eğitim ve araştırma hastanesinde çalışan ve araştırmaya katılmaya gönüllü 197 hemşireyle gerçekleştirilmiştir. Veriler, “Hemşire Bilgi Formu”, “Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği (SBÇTÖ)” ve “Hemşirelikte Tıbbi Hataya Eğilim Ölçeği (HTHEÖ)” ile toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde, tanımlayıcı istatistikler, Mann-Whitney U Testi ve Spearman Korelasyon Testi kullanılmıştır. Bulgular: Hemşirelerin SBÇTÖ puan ortalamaları; kendine güvenli yaklaşım için 1,84±0,43, iyimser yaklaşım için 1,80±0,40, çaresiz yaklaşım için 1,27±0,47, boyun eğici yaklaşım için 1,27±0,54 ve sosyal destek arama yaklaşımı için 1,79±0,42’dir. Hemşirelerin HTEHÖ’den aldıkları puan ortalamaları; ilaç ve transfüzyon uygulamaları için 4,65±0,36, düşmelerin önlenmesi için 4,52±0,48, enfeksiyonların önlenmesi için 4,47±0,44, hasta izlemi ve malzeme cihaz güvenliği için 4,31±0,53 ve iletişim için 4,11±0,69’dur. Tıbbi hatalar konusunda eğitim alan (9,33±1,91) ve almayan (8,48±2,14) hemşirelerin iyimser yaklaşım puan ortalamaları arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur (p<0,05). Hemşirelerin tıbbi hata eğilimleri ile kendine güvenli yaklaşım başa çıkma biçimi arasında bir ilişki olduğu belirlenmiştir (p<0,05). Sonuç: Hemşirelerin sorun odaklı başa çıkma yöntemlerini kullandıkları ve tıbbi hata yapma eğilimlerinin düşük olduğu belirlenmiştir.

Keywords: Baş etme, hemşire, stres, tıbbi hata eğilimi