Journals / Mimarlık ve Yaşam / 2016 / Cilt: 1 - Sayı: 1
Women in Urban Open Spaces: Observing Gender Roles in Public Spaces
- Journal
- Mimarlık ve Yaşam
- Pages
- 37–52
- DOI
- —
Abstract
Increasing violence against women became an important subject of debate in Turkey nowadays. One major problem is how to overcome inequity for women and improve their social status. Approaches have mostly focused on women in the private sphere, domestic life, but inequity and oppressions that they have to confront in open public spaces are neglected. This situation has made open spaces restricted for access and use for women in Turkey, and they do not have the same amount of freedom as men. It is not only the duty of the law and social organizations but also the duty of landscape architects to find the reasons for these issues and develop solutions to make public spaces more accessible and usable for women and make them feel freer there; landscape architects share important responsibilities. Therefore, it is important for landscape architects to know gender roles and their impact on life in open public spaces.This study aims to reveal the differences that women display in using urban open spaces from men and to approach from a different point of view to the debates about woman-man inequity. Therefore, gender differences in spatial use and activity types were considered and the results were accepted as the reflections of inequity and adverse attitudes that women face. In this research behavior observation and questionnaire techniques were used in the selected study area which is a pedestrian mall located in Trabzon city centre. The results revealed that women do not feel as free as men, woman users are fewer and visit the area less frequently than men and they are more selective in terms of with whom they are coming with.
Özet
Türkiye’de son yıllarda giderek artan kadına yönelik şiddet olayları toplum ve basında önemli bir tartışma konusu olmuştur. Bu konuda ele alınan en önemli sorunlar arasında kadına karşı eşitsizliğin giderilmesi ve sosyal statülerinin iyileştirilmesi yer alır. Ancak tartışmalar genellikle kadını özel alanlarda/aile içinde ele alırken kentsel açık mekanlarda süre giden eşitsizliğe ve karşılaştıkları baskılara yeterince dikkat çekilmemektedir. Bu durum Türkiye’de kadınların kentsel açık mekanlara erişimini ve kullanımını kısıtlamakta ve buralarda erkeklerle aynı derecede özgürlüğe sahip olamamaktadırlar. Buraların kadınlar için daha erişilebilir ve kullanılabilir kılınmasına yönelik sorunların tespit edilmesi ve çözümler geliştirmek yalnızca yasalar ve sosyal kuruluşların görevi değildir; peyzaj mimarları da bu konuda önemli sorumluluklar taşırlar. Bu nedenle toplumsal cinsiyet rollerinin ve kentin kamusal hayatı üzerindeki etkilerinin anlaşılması bu meslek disiplini için önemlidir. Bu çalışma kentsel açık mekanların kullanımında kadınların erkeklere göre sergiledikleri farklılıkları ortaya koymayı ve günümüzdeki yaygın kadın-erkek eşitsizliği tartışmalarına farklı bir açıdan yaklaşmayı amaçlar. Bu nedenle mekansal kullanımlar ve etkinlik türleri açısından cinsiyet farklılıkları irdelenmiş ve sonuçlar kadınların yaşadığı eşitsizliğin ve karşılaştıkları olumsuz tutumların yansımaları olarak kabul edilmiştir Araştırmada Trabzon kent merkezinde yer alan yaya alışveriş sokağında davranış gözlemi ve anket çalışması yürütülmüştür. Araştırma sonucunda kadınların açık mekanları kullanırken erkekler kadar özgür hissetmedikleri, alanda erkek kullanıcılara oranla daha az sayıda oldukları, daha az sıklıkta geldikleri ve alana kimlerle geldikleri bakımından daha seçici oldukları tespit edilmiştir.