Journals / Kültür Araştırmaları Dergisi / 2018 / Cilt: 1 - Sayı: 1
The Role of Folk Narratives in Retaining History: Kerbela Event
- Journal
- Kültür Araştırmaları Dergisi
- Pages
- 47–63
- DOI
- —
Abstract
The epics, unlike mythologies, have included not only the history of the gods but also the history of human heroes. Thus, in time, the ideological concurrence of the epics began to take the synchronicity of history. Of course, the importance of writing technology cannot be rejected in the history of the epic. In fact, epics conveyed through writing contribute to the formation of more chronological time perception. Because the writing also reinforced the chronological time perception. Iran, which is one of the first regions in which historical written culture existed, has also been a geography where oral tradition plays a significant role. Especially in this geography, history has been reshaped under the influence of the type of epic which has been shaped in the patronage of political authorities. Even in Iranian historiography, epics have been taken into consideration rather than annual chronicles. In other words, Iranian historians have treated history as epic. Because Iranian rulers also wanted this. Thus, as in many historical events, historical documents of the Karbala case were consciously based on epic narratives. For example, Karbala narratives in the Iranian variant, the so-called last king of Sassanid III. Yazdgird's daughter Shahrbanu and Hussein bin Ali was married. What is even more interesting was the fact that Imam Zeynalabidin, the descendant of the two, was the only person to survive the destruction of the Karbala and continue the Imamate. Although the social and political dimensions of this event need to be evaluated, the role of folk narratives in changing the course of history is important.
Özet
ÖZ: Destanlar mitolojilerden farklı olarak sadece tanrıların tarihine değil aynı zamanda insan kahramanların tarihine de yer vermişlerdir. Böylece zamanla destanların ideolojik eş zamanlılığı yerini tarihin art zamanlılığı almaya başlamıştır. Bununla birlikte destanın tarihe evrilmesinde yazının da etkisi yadsınamaz. Hatta yazı aracılığıyla aktarılan destanlar daha fazla kronolojik zaman algısının oluşumuna katkı sağlar. Çünkü yazı, yapısı gereği kronolojik zaman algısını pekiştirmiştir. Tarihsel olarak yazılı kültürün egemen olduğu bölgelerden biri olan İran aynı zamanda sözlü geleneğin de önemli ölçüde etkin rol oynadığı bir coğrafya olagelmiştir. Özellikle söz konusu coğrafyada tarih çoğu zaman siyasi otoritelerin patronajında şekillenen destan türünün etkisi altında yeniden şekillendirilmiştir. Hatta İran tarih yazımında dahi yıllık kroniklerden çok destanlar dikkate alınmıştır. Diğer bir deyişle İranlı tarihçiler, tarihe destan muamelesi yapmışlardır. Çünkü İran hâkimlerinin de onlardan istediği buydu. Böylece birçok tarihsel olayda olduğu gibi Kerbela vakasına ait tarihî belgeler de bilinçli olarak destan anlatılarına dayandırılmıştır. Örneğin Kerbela anlatılarının İran varyantında sözde son Sasani kralı III. Yezdgird’in kızı Şehribanu ile Hüseyin bin Ali evlidir. Daha da ilginç olanı söz konusu bu ikilinin soyundan gelen İmam Zeynelabidin’in Kerbela kıyımından kurtulup İmamlık kurumunu devam ettirecek tek kişi olmasıdır. Bu olayın sosyal ve siyasî boyutu ayrıca değerlendirmeye muhtaç olmakla birlikte tarihin seyrini değiştirmede halk anlatılarının rolü önem arz etmektedir.