Journals / International Journal of Social And Humanities Sciences / 2017 / Cilt: 1 - Sayı: 2

MULTICULTURALISM FROM GENDER PERSPECTIVE

TOPLUMSAL CİNSİYET PERSPEKTİFİNDEN ÇOKKÜLTÜRCÜLÜK

Pages
54–67
DOI
—

Abstract

The aim of this study is to evaluate and re-read the multiculturalism from a gender perspective. This requires that the definitions and practices of multiculturalism are examined. In this context, the tension between multiculturalism and gender relations in particular will be revealed and approaches to avoid this tension will be addressed in a comparative way. This study will be focused on the concepts of liberal, communitarian and feminist multiculturalism in the relationship between multiculturalism and gender. Examples such as polygamy, headscarf, female circumcision are especially experienced by women. The main argument is whether these experiences are free elections or conservative imperatives that provide the continuation of culture and tradition. These experiences are assessed in the context of liberal multiculturalism in the context of ensuring integration with neutral or universal policies, while in communitarian multiculturalism they are evaluated as secondary to ensure the continuity of cultures and group interests. Feminist multiculturalism, on the other hand, demonstrates the tension between the “unliable subject" underlying liberal theory and the communitarians' "positioned subject" and what can be done to overcome this tension. The focus of this work is on Susan Moller Okin and critiques of his arguments. Feminist politics theorist Okin emphasizes that the culture is not only valuable because it exists, but the value of a culture must be measured by how it values the individual autonomy. Okin asserts that women should not be disadvantaged by their gender, should have freely chosen lives. Liberal and communitarian approaches to the theory of multiculturalism in the gender context are unsatisfactory. Of course no valid proposal / model can be found. But there is absolutely a third way that enables us to become a party to human existence and that involves women. In this context, it is necessary to develop a transformative and re-regulatory.

Özet

Bu çalışmanın amacı çokkültürcülüğün toplumsal cinsiyet perspektifinden değerlendirilmesi, yeniden okunmasıdır. Bu durum çokkültürcülük tanımlarının ve pratiklerinin irdelenmesini gerektirir. Bu bağlamda özellikle çokkültürcülük (multiculturalism) ve toplumsal cinsiyet (gender) ilişkileri arasındaki gerilim ortaya koyulacak ve bu gerilimi gidermeye çalışan yaklaşımlar karşılaştırmalı bir biçimde ele alınacaktır. Çokkültürcülük ve toplumsal cinsiyet arasındaki ilişkide liberal, komünitarist (cemaatçi) ve feminist çokkültürcülük anlayışlarına odaklanılacaktır. Çok eşlilik, başörtüsü, kadın sünneti gibi örnekler özellikle kadınlar açısından deneyimlenmektedir. Asıl tartışma, bu deneyimlerin, özgür seçimler mi yoksa kültür ve geleneğin devamını sağlayan korumacı dayatmalar mı olduğudur. Bu deneyimler liberal çokkültürcülük yaklaşımında nötr veya evrensel politikalarla bütünleşmenin sağlanması bağlamında değerlendirilirken komünitarist çokkültürcülükte, kültürün ve grup çıkarının devamını sağlamak amacıyla tali olarak değerlendirilir. Buna karşılık feminist çokkültürcülük, liberal teorinin altında yatan “yükümsüz ben” ile komünitaristlerin “konumlanmış ben” düşüncesi arasındaki gerilimi ve bunu gidermek için yapılabilecekleri ortaya koymaktadır. Bu çalışmanın odağında Susan Moller Okin ve onun argümanlarına ilişkin eleştiriler yer almaktadır. Feminist siyaset kuramcı Okin kültürün sadece “var” olduğu için değerli olmadığını, bir kültürün değerinin bireysel otonomiye verdiği değerle ölçülmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Kadınların cinsiyetlerinden dolayı dezavantajlı olmaması, özgürce seçilmiş yaşamlara sahip olmaları gerektiği iddiasındadır. Toplumsal cinsiyet bağlamında çokkültürcülük kuramına liberal ve cemaatçi yaklaşımlar tatmin edici bir açıklama getirememektedir. Kuşkusuz geçerli bir öneri/model de bulunamayabilir. Ancak insani var oluşa taraf olmamızı sağlayan ve kadını içeren üçüncü bir yol mutlaka vardır. Bu bağlamda dönüştürücü ve yeniden düzenleyici bir yaklaşım geliştirmek gerekmektedir.

Keywords: Çokkültürcülük, Feminizm, Komünitarizm, Liberalizm, Toplumsal Cinsiyet