Journals / OPUS Uluslararası Toplum Araştırmaları Dergisi / 2017 / Cilt: 7 - Sayı: 13
Dogmatism and Dogmatic Attitude as a Mentality and a Thinking Form
- Pages
- 798–823
- DOI
- —
Abstract
In life, human beings have no need only to believe, but they want to know, to act and to do. All scientific disciplines, moral systems, and aesthetic activities are the results of these three faculties. Likewise, dogmatism and dogmatic attitudes are also the results of the same faculties. The provinces of philosophy, politics, economy, religion, and law are not and cannot out of domain of dogmatism. From this point, it must be investigated that how scientific, religious, moral, and politics values, or even philosophy, on which human reason is active, turn into a dogma in the minds of free humans and how they turn into a dogmatic attitude. Otherwise, it is clear that dogmatic attitude which produces conservatism and fanatism (especially which finds a suitable living environment between human mind and tradition since it doesn't want to control itself) seems to have potential to threaten all over the world under the influence of various factors. In this essay, the reflections of dogmatism on philosophy and the other provinces of life as a mentality and a thinking form have been investigated by referring to their intellectual roots.
Özet
İnsanoğlunun yaşam içinde sadece inanma ihtiyacı yoktur; inanmanın yanı sıra bilmeyi, eylemeyi ve yapmayı da istemektedir. Tüm bilim dalları, ahlak sistemleri ve sanatsal faaliyetler bu üç yetinin birer sonucu olarak meydana gelmektedir. Ama ne var ki, tüm bu alanlarda dogmatizm ve dogmatik tutumlar da aynı yetilerin birer sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır. Felsefe, siyaset, ekonomi, din ve hukuk sahaları da dogmatizmin etki alanının dışında değildir ve kalamaz. Bu bağlamda insan zihninin bağlandığı bilimsel, dinsel, ahlaksal ve siyasal değerlerin ve hatta felsefenin, özgür insanların zihninde nasıl olup ta, birer dogmaya ve davranışlarında ise dogmatik bir tutuma dönüştüğünün araştırılması gereklidir. Aksi halde konservatizm ve fanatizmi beraberinde üreten dogmatik tutumun, özellikle değişen koşullara bağlı olarak kendini yeniden denetlemek istemeyen insan zihni ile geleneğin ortak alanında uygun yaşama ortamı bulan, daha sonra çeşitli faktörlerin etkisiyle daha da güçlenerek tüm dünyayı tehdit etme potansiyeli göstereceği açıktır. Bu makalede bir zihinsel tutum ve düşünme formu olarak dogmatizmin düşünsel köklerine inerek felsefede ve yaşamın diğer alanlarındaki yansımaları ele alınmaya çalışılmıştır.