Journals / Hars Akademi Uluslararası Hakemli Kültür Sanat Mimarlık Dergisi / 2021 / Cilt: 4 - Sayı: 8
YOUNG GENERATION REPRESENTATIVE OF TURKISH FOLK POETRY: OZANCA
- Pages
- 399–418
- DOI
- —
Abstract
Poetry has been the most important transfer technique of memory in the oral periods of culture. The importance of poetry in culture has led to the birth of many traditions. In this sense, the art of telling poetry in Turkish culture has been an important branch of tradition that has been maintained for centuries and formed certain stereotypes in various periods. This tradition has continued after the invention of writing and has survived to the present day. Today, traditional character of the art of poetry, which we encounter in electronic and digital cultural contexts, is connected to the cultural heritage in this. Ashik literature, one of the important traditions of Turkish folk poetry has trained representatives from the 16th century to the present. Its representatives are often called ashik, minstrel or folk poet. The ashik usually learns this tradition by dream motif, master-apprentice relationship or by oneself. In this study, the Ozanca, which is named as the young generation representative of Turkish folk poetry, is examined in the context of his live and his art and works. Ozanca, who was examined in the article, was named as a folk poet because he did not have the skills such as playing the instrument, solving riddle, and battle of words, which are important elements of the minstrelsy tradition. In the article, Ozanca's acquaintance with poetry, dream motif, love wine, nickname, first poetry and his works produced in traditional style in the field of folk poetry are analyzed based on the data of the minstrel tradition. In addition, the contributions of Ozanca to folk poetry in the context of transferring the tradition to the future are also evaluated.
Özet
Şiir, kültürün sözlü dönemlerinde belleğin en önemli aktarım tekniği olmuştur. Şiirin kültür içerisindeki önemi, birçok geleneğin doğmasını sağlamıştır. Bu anlamda Türk kültüründe şiir söyleme sanatı, yüzyıllardır sürdürülen ve çeşitli dönemlerde belli kalıplaşmalar oluşturan önemli bir gelenek kolu olmuştur. Bu gelenek, yazının bulunmasından sonra da devam etmiş, günümüze kadar gelmiştir. Günümüzde elektronik ve dijital kültür çevrelerinde karşımıza çıkan şiir sanatının geleneksel karakteri söz konusu kültürel mirasa bağlanmaktadır. Türk halk şiirinin önemli geleneklerinden birisi olan Âşık edebiyatı, 16. yüzyıldan günümüze kadar temsilciler yetiştirmiştir. Temsilcilerine çoğu zaman âşık, ozan veya halk şairi denilmektedir. Bu gelenekte şairlik, genellikle rüya motifiyle, usta çırak ilişkisiyle veya kendi kendine öğrenilmektedir. Bu çalışmada Türk halk şiirinin genç kuşak temsilcisi olarak isimlendirilen Ozanca, hayatı, sanatı ve eserleri bağlamında incelenmektedir. Makalede incelenen Ozanca, âşıklık geleneğinin önemli unsurlarından olan saz çalma, muamma çözme, atışma yapma gibi becerilere sahip olmadığı için halk şairi olarak adlandırılmıştır. Makalede Ozanca’nın şiirle tanışması, rüya motifi, aşk badesi, mahlas alması, ilk deyişi ve halk şiiri sahasında geleneksel tarzda ürettiği eserleri âşıklık geleneği verilerinden hareketle tahlil edilmektedir. Ayrıca geleneğin geleceğe aktarılması bağlamında Ozanca’nın halk şiirine sağladığı katkılar da değerlendirilmektedir.