Journals / Dünya İnsan Bilimleri Dergisi / 2019 / Cilt: 2019 - Sayı: 2
Media and Islamophobia
- Pages
- 28–52
- DOI
- —
Abstract
Mass media are the most indispensable components of the individual and community life in contemporary societies. The media, which initially emerged as a mass communication phenomenon, underwent rapid change and transformation over time. In the process of change of life, many advanced technology communication tools such as portable-video-wireless phones, internet and electronic mail, as well as conventional communication tools such as radio, television and telephone, have become a routine part of everyday life.Virtual-internet and social media tools that have been renewed with the passing of the day have come to such a dimension that they can entertain much more different and important functions besides amusing the masses and giving people pleasant and amusing moments in their free time. In this process, the media has reached a point where it can play an important role in influencing the attitudes and behaviours of the individuals in society, not only in affecting them but also in modifying them. This changing effect of the media is not limited to only individuals. It can also be observed in the general dimension of the society in terms of weight. The media has the power and ability to recreate, reshape, reproduce and interpret the social structure, the established order, and the social relations that occur between individuals.In this sense, the media are in the power of creating important perceptions and images, or in changing the false perceptions and opinions that exist. In the other words, the mass media can do so much in the formation of the perceptions and beliefs of individuals and the masses of the people, or for perception management. The Islamic opposition who focus on the anti-Islamic heritage inherited from their ancestors, beyond this the foci that hold the enmity of Islam in the depths of their hearts, were very quickly aware of this power of the media. Nowadays, these powers, which are almost antagonistic to Islam, they have tried to attack Islam and Muslims, who are the religion of peace, brotherhood and love in every occasion and every environment by using all means. Both traditional media such as newspapers, magazines, radio and television as well as digital-virtual-social media are the most powerful weapons force for these forces. From these determination, the study focused on the phenomenon of Islamophobia and the influence of the media on Islamophobia. Moreover, it was aimed to examine sociological aspects of the place and the position of the mass media in the change of this wrong perception and behavior.
Özet
Son yıllarda çok hızlı bir gelişim gösteren ve çeşitlenen medya ya da öteki tabirle kitle iletişim araçları, çağdaş toplumlarda fert ve toplum hayatının en vazgeçilmez unsurları arasına girmiştir. İlk dönemler yalnızca bir kitle iletişim olgusu hüviyetiyle karşımıza çıkan medya, özellikle yirminci yüzyılın son çeyreğinde, bilişim teknolojilerinde yaşanan gelişmelerinin de etkisiyle çok hızlı bir değişim ve dönüşüm süreci yaşadı. Bu süreçte, toplumun genelinin aşina olmaya başladığı klasik tabiriyle ifade edilebilecek radyo, televizyonu, telefon gibi iletişim araçlarına, taşınır-görüntülü-akıllı telefonlar, internet ve elektronik posta gibi birçok ileri teknoloji ürünü iletişim araçları da eklendi. Hatta bu iletişim araçları neredeyse, insanların günlük hayatının ve toplumsal faaliyetlerin ayrılmaz-tamamlayıcı bir uzvu halini almaya başladı. Gün geçtikçe aralarına yenileri eklenen sanal-internet ve sosyal medya araçları kitle iletişim araçları, kitleleri eğlendirip insanlara serbest zamanlarında hoş-eğlenceli anlar yaşatmanın ötesinde, çok daha farklı ve mühim işlevler icra edebilecek boyutlara ulaştı. Yaşanan bu değişim ve gelişim sürecinde medya, insanların algı, tutum ve davranışlarını etkileyebilme; yalnızca etkilemekle kalmayıp bunları değiştirebilme gücüne ulaştı. Geniş halk kitlerini hatta topyekûn toplumun sınırlarını, geniş ölçekli küresel kitleleri zorlamaya başladı. Zaman içinde etki alanını hızla geliştirip gücüne güç katan medya, toplumların yapısını, mevcut düzenini ve fertler arasında yaşanan toplumsal ilişkiler yeni boyutlar kazandırma, bu ilişkilere yeni şekiller verme, onları yeniden üretme ve yorumlama gücüne - yeteneğine de sahip hale geldi. Bilişim teknolojilerindeki bu hızlı gelişmenin sebebiyet verdiği karşı konulması zor gücü sayesinde kitle iletişim araçları ve özellikle de yeni nesil medya, algı ve imaj oluşturmada, ya da var olan algı ve kanaatlerin değiştirilmesinde hayati derecede mühim görevler icra edebilecek bir potansiyele sahiptir. Başka bir ifadeyle medya, insanların ve geniş halk kitlelerinin algı ve kanaatlerinin oluşturulmasında, ya da yaygın tabirle algı yönetiminde çok büyük hizmetler yapabilir. Atalarından kendilerine miras bırakılan İslam karşıtlığını, bunun da ötesinde İslam düşmanlığını yüreklerinin derinliklerinde barındıran odaklar, medyanın bu gücünün çok çabuk farkına vardı. İslam düşmanlığı neredeyse genlerine işlemiş olan bu gözü dönmüş güçler; günümüzde her fırsatta ve her ortamda, her türlü aracı kullanarak, gerçekte barış, kardeşlik ve sevgi dini olan yüce dinimiz İslam’a ve biz Müslümanlara saldırmayı, kendilerine vazife addetmiş durumdadırlar. Hem gazete, dergi, radyo ve televizyon gibi geleneksel kitle iletişim araçları ve hem de dijital-sanal-sosyal medya bu güçler için en güçlü silah vazifesi yerine getirmektedir. Bu tespitlerden yola çıkarak çalışmada İslam korkusu, hatta İslam düşmanlığı olarak da tanımlanabilen İslamofobi olgusu ve medyanın İslamofobi üzerindeki etkisi ile bu yanlış algının değiştirilmesinde kitle iletişim araçlarının yeri ve öneminin sosyolojik açıdan incelenmesi hedeflenmiştir.