Journals / Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi / 2019 / Cilt: 6 - Sayı: 2
RAILWAYS AND RAILWAYMEN IN MUGBY JUNCTION
- Pages
- 402–425
- DOI
- —
Abstract
This paper examines the impact of the Victorian railways on railwaymen in relation to labour and social economy, the industrialisation of travel, and urban modernity in three short stories: “The Engine-driver” by Andrew Halliday, “The Engineer” by Amelia Edwards and “The Travelling Post-office” by Hesba Stretton in Mugby Junction, edited by Charles Dickens in 1866. Regarding the history of the railway, emphasis has shifted from the cultural and social aspects to psychological interpretations of the influences of science and technology on individuals. These stories provide an insight as to how the machine ensemble played a critical role in altering railway workers’ physical, emotional and psychological states, and transformed them into haunted “modern” subjects. The representations of mystery, death, crimes and spectral images in these stories not only address deep anxieties and a changing mode of life, but also acknowledge the reader about how the Victorians reacted to the rapid expansion of the railway network within and beyond the British Isles.
Özet
Bu makale, 1866 yılında Charles Dickens'ın editörlüğünde demiryollarını konu alan Mugby Junction sayısındaki Andrew Halliday'ın “The Engine-driver”, Amelia Edwards'ın “The Engineer”, ve Hesba Stretton’ın “The Travelling Post-office” adlı kısa hikâyelerinde Viktorya dönemi demiryollarının çalışanlar üzerindeki etkilerini, çalışma ekonomisi ve sosyal ekonomi, seyahatin endüstrileşmesi ve kentsel moderniteyle ilişkilendirerek incelemektedir. Demiryolu tarihiyle ilgili olarak, son yıllarda çalışmalar kültürel ve sosyal yönlerden bilim ve teknolojinin bireyler üzerindeki psikolojik etkilerine kaymıştır. Söz konusu hikâyeler, demiryolları sisteminin çalışanların fiziksel, duygusal ve psikolojik durumlarını etkilemede kritik bir rol oynamasını ve onları sorunlu “modern” bireylere dönüştürmesini ele alır. Bu öykülerdeki gizem, ölüm, suç ve korku öğeleri, yalnızca derin kaygılara ve değişen yaşam tarzına değinmekle kalmaz, aynı zamanda okurları, Viktorya dönemi insanlarının Britanya adaları ve çevresindeki demiryolu ağlarının hızlı bir şekilde genişlemesine tepkileri konusunda da bilgilendirir.