Journals / Bilişim Hukuku Dergisi / 2020 / Cilt: 2 - Sayı: 2

Prevention of Sharing Misleading Information in Internet with Regard to the Comparative Law

KARŞILAŞTIRMALI HUKUKTA İNTERNET ORTAMINDAKİ ASILSIZ BİLGİ PAYLAŞIMLARININ ÖNLENMESİ

Pages
221–257
DOI
—

Abstract

The most up-to-date and solid example of this situation was the disinformation in social media during the Covid-19 pandemic period. In this challenging period, lots of fake news have emerged stating that the measures taken by the authorities were insufficient, countless numbers of fake social media profiles were opened wordwide by anonymous people, who immediately shared false images, voices and news. Social media platforms and networks were deliberately used just to drive the public in to the panic and anxiety. This fact alone implies that it is now necessary to make some new regulations in the field. In this study, the basic terms relating to the topic were explored first. After that, current examples in comparative law were analyzed in order to see how the other countries react to this problem. As a matter of fact, we have observed that, comprehensive regulations related to this issue were legalized in the other countries in the past three years. With such result, we tried to approach the necessity of the new regulation known as “Social Media Law” from a different standpoint.

Özet

Son 10 yıl içerisinde internet kullanıcı sayısının artması ile birlikte sosyal medya kullanıcı sayısı da çok büyük bir artış göstermiştir. Bu platformlar her ne kadar bilgi paylaşımı ve haber alma imkanlarını getirse de, teyit edilmemiş bilgilerin özellikle sosyal medya kullanıcıları tarafından çok hızlı ve kontrolsuz bir şekilde sunulmasına, asılsız bilgi paylaşımlarının milyonlarca kullanıcı tarafından görülmesine, tekrar paylaşılmasına ve neticede kamu düzeninin bozulmasına kadar giden bir çok soruna yol açmaktadır. Bu durumun en güncel ve somut örneği ise; Covid-19 pandemisi sürecinde internet ortamındaki dezenformasyonlar olmuştur. Yaşanan bu zorlu süreçte, kurumlar tarafından yeterli tedbirler alınmadığına dair asılsız haberler ortaya çıkmış, sahte profiller açılarak, anonim hesaplar üzerinden gerçek dışı görüntü ve sesler kullanılarak çeşitli paylaşımlar yapılmış, neticede kamuoyunu endişeye düşürmek, korku ve paniğe sevk etmek için sosyal medya platformları çok sık bir şekilde kullanılmıştır. Salt bu durum dahi, internetteki bilgi kirliliğinin önlenmesi için çeşitli düzenlemeler yapılması ihtiyacını göstermektedir. Çalışmamızda öncelikle konu ile ilgili kavramlara yer verilmiş, akabinde bu alandaki hukuki düzenleme ihtiyacının gerekliliğini ortaya koyabilmek açısından karşılaştırmalı hukuktaki güncel örnekler incelenmiştir. Bu doğrultuda diğer bir çok dünya ülkesinde bu konu ile ilgili kapsamlı düzenlemelerin son üç yıl içerisinde yapıldığı görülmüş ve ülkemizde yeni bir hukuki düzenlemenin neden gerekli olduğu ayrı bir perspektiften değerlendirilmeye çalışılmıştır.

Keywords: Dezenformasyon,, Asılsız Bilgi Paylaşımları,, Yalan Haberler,, Sosyal Medyanın Düzenlenmesi,